X
Kelime:
Kategori:
Tarih:
RadDatePicker
Open the calendar popup.
ile
RadDatePicker
Open the calendar popup.
 

Bülten Ana Sayfasına Dön

Ramazan’da Oruç ve Metabolik Sağlık

Ramazan’da Oruç ve Metabolik Sağlık

Ramazan’da Oruç ve Metabolik Sağlık: Beslenme, Şeker Dengesi ve Otofaji

Uzm. Dr. Tahir İsmailoğlu

Ramazan ayı başladı. Bu ayın gerekliliği olarak birçok kişi oruç tutmaktadır. Bu yazımızda; oruç tutarken sağlıklı beslenmenin nasıl olması gerektiği, karbonhidrat tüketiminin nasıl dengelenebileceği ve orucun aralıklı beslenme modelleri ile benzerlikleri çerçevesinde otofaji ile ilişkisi ele alınacaktır.

Ramazan’da Dengeli Beslenme Nasıl Olmalı?

Ramazan ayında beslenme düzeni genellikle sahur ve iftar olmak üzere iki ana öğüne düşer. Mevsime göre ortalama 12–16 saat arasında değişebilen açlık süresi; susuzluk, baş ağrısı, halsizlik, baş dönmesi ve kan şekeri düşüklüğü gibi durumlara yol açabilir. Bu nedenle iftar ile sahur arasında yeterli kalori ve sıvı alımının dengeli şekilde sağlanması önemlidir. Sahur öğününün atlanmaması, gün içindeki açlık süresini daha dengeli geçirebilmek açısından önerilir.

İftar vaktinde yemeğe yavaş başlamak önemlidir. Glisemik indeksi yüksek gıdalarla öğüne başlamak yerine çorba gibi hafif bir başlangıç tercih edilebilir. Çorba sonrasında kısa bir ara verilmesi, ana yemeğe kontrollü geçiş açısından faydalı olabilir.

Ana öğünde:

  • Protein kaynağı olarak az yağlı et, tavuk, balık veya baklagiller
  • Karbonhidrat olarak tam tahıllı ekmek, bulgur, tam buğday makarna gibi kompleks karbonhidratlar
  • Sebze grubu

dengeli şekilde yer almalıdır.

Yemeği hızlı tüketmek, tokluk sinyallerinin geç algılanmasına ve gereğinden fazla kalori alımına yol açabilir. Ayrıca yeterince çiğnenmeden yutulan besinler sindirim sorunlarına neden olabilir. Aşırı yağlı, kızartılmış, çok baharatlı ve yüksek kalorili gıdalar mide şikâyetlerini artırabileceğinden sınırlı tüketilmelidir. Izgara, haşlama veya fırında pişirme yöntemleri tercih edilmelidir.

İftar ile Sahur Arasında

Bu zaman diliminde sıvı alımı gün içine yayılmalıdır. Bireyin kilosu ve fiziksel aktivitesine göre değişmekle birlikte ortalama 1,5–2 litre su hedeflenebilir.

Ara öğün yapılacaksa meyve, yoğurt, kefir, çiğ kuruyemişler veya sütlü tatlılar tercih edilebilir. Şerbetli tatlıların sık tüketimi önerilmez. İmkân varsa iftardan bir süre sonra hafif tempolu yürüyüş sindirim ve metabolik denge açısından faydalı olabilir.

Sahurda Nelere Dikkat Edilmeli?

Sahur, erken kahvaltı gibi planlanabilir. Uzun süre tokluk sağlayacak protein ve lif içeriği yüksek besinler tercih edilmelidir:

  •  Yumurta
  • Süt, yoğurt, kefir
  • Peynir
  • Tam tahıllı ekmek
  • Yeşil yapraklı sebzeler
  • Çiğ kuruyemişler

Yumurta, kaliteli protein içeriği ve doyuruculuğu nedeniyle pratik bir seçenek olarak öne çıkar.

Aşırı tuzlu ve baharatlı gıdalar gün içinde susuzluk hissini artırabilir. Aşırı miktarda kafeinli içecek tüketimi idrar çıkışını artırabileceğinden sahurda sınırlı tüketilmesi veya tüketilmemesi önerilir.

Lifli beslenme mide boşalmasını geciktirerek tokluk süresini uzatmaya yardımcı olabilir ve kabızlık riskini azaltabilir. Sebze, meyve, baklagiller ve tam tahıllar bu açıdan önemlidir.

Oruç ve Şeker Tüketimi

Ramazan ayında hurma ve tatlı tüketimi artabilmektedir. 

Hurma; lif, potasyum ve magnezyum içerir. Ancak doğal şeker içeriği nedeniyle kan şekerini nispeten hızlı yükseltebilir. Bu nedenle porsiyon kontrolü önemlidir (genellikle 1–3 küçük adet yeterlidir).

Basit şekerlerin sık ve yüksek miktarda tüketimi kan şekeri dalgalanmalarına yol açabilir. Bu nedenle beyaz ekmek, rafine unlu ürünler ve şerbetli tatlılar yerine tam tahıllı ürünler ve sütlü tatlılar daha dengeli seçenekler olabilir.

Oruç ve Otofaji

Son yıllarda öğün aralarının uzatıldığı beslenme modelleri (zaman kısıtlı beslenme ve aralıklı oruç uygulamaları) metabolik sağlık açısından ilgi görmektedir. Ramazan orucu, zaman kısıtlı beslenme modelleriyle bazı yönlerden benzerlik göstermekle birlikte; sıvı alımının da kısıtlı olması ve beslenme saatlerinin geceye kayması nedeniyle birebir aynı değildir.

Otofaji Nedir?

Otofaji mekanizmasının hücresel düzeydeki temel prensiplerini ortaya koyan çalışmaları nedeniyle Japon bilim insanı Yoshinori Ohsumi 2016 yılında Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’ne layık görülmüştür. Bu çalışmalar otofajinin hücresel fizyolojide temel bir mekanizma olduğunu göstermiştir.

Otofaji; hücrenin hasarlı veya işlevini yitirmiş yapılarını parçalayarak geri dönüştürdüğü doğal bir yenilenme sürecidir. Bu mekanizma hücresel dengeyi korumaya yardımcı olur. Besin alımının azaldığı dönemlerde insülin seviyelerinde düşüş görülür ve metabolizma anabolik (yapım) süreçlerden katabolik (yıkım ve geri dönüşüm) süreçlere geçiş yapabilir.

Bazı çalışmalar aralıklı oruç uygulamalarının otofaji mekanizmalarını destekleyebileceğini düşündürmektedir. Ancak insanlarda otofajinin klinik düzeyde ne ölçüde aktive olduğu ve bunun uzun dönem hastalık riskine etkisi halen araştırılmaktadır. Bu nedenle bu konuda kesin ve genelleyici yargılardan kaçınmak gerekir.

Metabolizma yalnızca büyüme ve enerji depolama süreçlerinden ibaret değildir; onarım ve geri dönüşüm mekanizmaları da fizyolojik denge açısından önem taşır.

Kimler Dikkatli Olmalı?

Oruç;

  •  Gebeler ve emziren anneler
  • İnsülin kullanan veya kontrolsüz diyabeti olan bireyler
  • Kronik böbrek hastalığı olanlar
  • İleri derecede kalp yetmezliği bulunan hastalar
  • Düzenli ve çok sayıda ilaç kullanımı olan kronik hastalar
  • İleri yaş ve kırılgan bireyler

için genellikle önerilmez. Bu kişilerin oruç tutmak isterlerse bu kararı mutlaka kendi hekimleri ile birlikte değerlendirmeleri gerekir.

Sonuç

Aşırı ve düzensiz beslenme; obezite, tip 2 diyabet ve kardiyovasküler hastalık riskini artırabilmektedir. Dengeli ve kontrollü beslenme ise metabolik sağlığın korunmasında önemli rol oynar. Oruç, uygun planlandığında ve bireysel sağlık durumu göz önünde bulundurularak uygulandığında sağlık açısından bazı metabolik parametreler üzerinde olumlu etkiler gösterebilir.  Oruç tutmak ve aralıklı oruç şeklinde beslenmeyi zaman zaman tekrar etmek, sağlığımız açısından yadsınamayacak faydaları içinde barındırabilir. Ancak her bireyin sağlık durumu farklıdır ve kişisel tıbbi değerlendirme esastır.


KAYNAKLAR:

https://hsgm.saglik.gov.tr/tr/component/content/article/ramazan-ayinda-saglikli-beslenme-onerileri

https://ebulten.duzen.com.tr/one-cikanlar/ramazan-ayinda-oruc-tutmanin-etkileri-ve-saglikli-beslenme

https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC7419159/

https://www.researchgate.net/publication/394359134_Effects_of_fasting-mimicking_diets_with_low_and_high_protein_content_on_cardiometabolic_health_and_autophagy

https://www.researchgate.net/publication/391597820_Intermittent_time-restricted_eating_may_increase_autophagic_flux_in_humans



 

Görüşlerinizi Paylaşın