Görünmeyen Bulaşı Fark Eden Hekim
Budapeşte’de Szent Rókus Hastanesi önündeki Semmelweis anıtı. Alajos Stróbl’un yaptığı bu anıt, Semmelweis’in “annelerin kurtarıcısı” olarak anılmasını simgeler. Fotoğraf: Volkan Aslan.
Uzm. Dr. Volkan Aslan
Ignaz Semmelweis, el hijyeni ve mikrop teorisinden önce gelen kanıt
1840’lı yılların Viyana’sında bir hastane düşünelim. Sabah saatlerinde tıp öğrencileri ve hekimler otopsi salonunda derslerini tamamlıyor; kısa süre sonra doğum kliniğine geçip yeni doğum yapacak kadınları muayene ediyor. Aynı hastanede, başka bir doğum kliniğinde ise ebeler çalışıyor.
Aynı şehir, aynı hastane, benzer hastalar… Ama sonuçlar aynı değil.
Hekimlerin ve tıp öğrencilerinin çalıştığı klinikte anneler daha sık ölüyordu.
O yıllarda lohusa humması, doğumdan sonra gelişen ağır enfeksiyon tablosu olarak çok sayıda annenin yaşamını tehdit ediyordu. Dönemin tıp anlayışında bu ölümler çoğunlukla “kötü hava”, kalabalık koğuşlar, havalandırma sorunları, salgın etkileri ya da hastanın bünyesiyle açıklanıyordu. “Mikrop” fikri henüz bugünkü anlamıyla tıbbın ortak dili değildi. Hastalıkların görünmeyen canlı etkenlerle taşınabileceğini gösteren mikrop teorisi, yani germ theory, daha sonra Pasteur, Lister ve Koch’un çalışmalarıyla güçlü bir bilimsel çerçeveye kavuşacaktı.
Ignaz Philipp Semmelweis 1818’de Buda’da doğdu. Tıp eğitimini Viyana’da tamamladı ve Viyana Genel Hastanesi’nin doğum kliniğinde çalışmaya başladı. Onu tıp tarihinde özel kılan şey, elinde gelişmiş bir mikrobiyoloji teorisi olması değildi. Semmelweis önce gözlem yaptı. Sayılara baktı, ölümleri izledi, iki klinik arasındaki farkı anlamaya çalıştı.
Birinci klinikte hekimler ve tıp öğrencileri görev yapıyordu. İkinci klinikte ise ebeler. Birinci klinikte lohusa hummasına bağlı ölüm oranları belirgin biçimde daha yüksekti. Semmelweis’in sorduğu soru basitti: Aynı hastanede, benzer koşullarda, neden bir klinikte anneler diğerine göre daha sık ölüyordu?
Yanıt, trajik bir olayla daha görünür hale geldi. Semmelweis’in meslektaşı Jakob Kolletschka, otopsi sırasında elinden yaralandıktan sonra ağır bir enfeksiyon geçirdi ve yaşamını kaybetti. Kolletschka’nın hastalık bulguları, lohusa hummasından ölen kadınların bulgularına benziyordu.
Semmelweis için bu benzerlik bir dönüm noktasıydı. Acaba otopsi salonundan doğum kliniğine geçen hekimler ve öğrenciler, ellerinde görünmeyen bir şey mi taşıyordu?
Semmelweis bunu “kadavra parçacıkları” olarak adlandırdı. Bugünkü bilgilerimizle bunun mikrobiyal bulaş olduğunu biliyoruz. Ancak o dönemde bakteri teorisi henüz yerleşmemişti. Semmelweis mikrobu görmedi, etkeni laboratuvarda üretmedi, hastalığın mikrobiyolojik nedenini izole etmedi. Buna rağmen klinik gözlem ve ölüm kayıtlarıyla bulaşın izini sürdü.
1847’de doğum kliniğinde yeni bir uygulama başlattı: Hekimler ve tıp öğrencileri, doğum yapan kadınları muayene etmeden önce ellerini klorlu kireç çözeltisiyle yıkayacaktı.
Sonuç çarpıcıydı. Birinci klinikte lohusa hummasına bağlı anne ölümleri hızla azaldı ve ebe kliniğindeki oranlara yaklaştı.

Fiumei úti Nemzeti Sírkert / Kerepesi Mezarlığı’ndaki Semmelweis anıt-mezarı. Albert Schickedanz’ın tasarladığı mermer lahit 1894’te dikildi; naaşın daha sonra doğduğu eve, bugünkü Semmelweis Tıp Tarihi Müzesi’ne nakledilmesiyle mezarlıktaki yapı anıt niteliğini korumuştur. Fotoğraf: Volkan Aslan.
Bugün bu uygulama son derece anlaşılır görünür. Oysa Semmelweis’in döneminde el yıkama önerisi yalnızca basit bir hijyen kuralı değildi. Çok daha rahatsız edici bir anlam taşıyordu: Hekimler, farkında olmadan hastalarına ölümcül bir hastalık taşıyor olabilirlerdi. Bu nedenle Semmelweis’in bulguları yalnızca bilimsel değil, mesleki ve psikolojik bir dirençle de karşılaştı.
Bilim tarihinde bazen kanıt, teoriden önce gelir. Semmelweis’in hikâyesi bunun güçlü örneklerinden biridir. Pasteur mikroorganizmaların fermantasyon ve bozulmadaki rolünü gösterecek, Lister mikrop teorisini cerrahiye uyarlayarak antiseptik cerrahiyi geliştirecek, Koch ise belirli mikroorganizmalar ile belirli hastalıklar arasındaki nedenselliği sistematik ölçütlere bağlayacaktı. Semmelweis ise bu büyük dönüşümden önce, hasta başındaki gözlemle doğru müdahaleye ulaşmıştı.
Bugün Budapeşte’de Semmelweis’in izini iki güçlü fotoğraf üzerinden sürmek mümkündür. Szent Rókus Hastanesi önündeki anıt, onun “annelerin kurtarıcısı” olarak hatırlanmasını simgeler. Fiumei úti Ulusal Mezarlığı’ndaki anıt-mezar ise geç gelen kabulü hatırlatır. Semmelweis’in düşünceleri kendi çağında yeterince kabul görmedi; ancak daha sonra modern enfeksiyon kontrolünün temel taşlarından biri haline geldi.
Semmelweis’in mirası bugün iki düzeyde yaşamaya devam eder. Klinik açıdan el hijyeni, sağlık hizmeti ilişkili enfeksiyonların önlenmesinde en temel uygulamalardan biridir. Bilimsel açıdan ise Semmelweis’in hikâyesi, güçlü verinin tek başına her zaman yeterli olmadığını gösterir. Bir bulgunun kabul edilmesi için yalnızca doğru olması yetmez; dönemin bilimsel dili, mesleki kabulleri ve kurum kültürü de bu kabulde rol oynar.
Bugün el hijyeni kişisel temizlik davranışından çok daha fazlasıdır. Yoğun bakımda, ameliyathanede, doğumhanede, kan alma alanında, örnek kabul biriminde ve laboratuvar çalışma yüzeyinde el hijyeni bir hasta güvenliği uygulamasıdır.
Semmelweis’in hikâyesi bize şunu hatırlatır: Tıpta ilerleme yalnızca yeni cihazlarla, yeni ilaçlarla ya da yeni testlerle olmaz. Bazen ilerleme, en temel davranışların bilimsel ciddiyetle yeniden ele alınmasıyla başlar. Temiz eller, yalnızca hijyenin değil; gözleme, kanıta, mikrobiyolojiye ve hasta güvenliğine duyulan saygının da simgesidir.
Kaynaklar
- Encyclopaedia Britannica. Ignaz Semmelweis. Erişim: https://www.britannica.com/biography/Ignaz-Semmelweis
- Centers for Disease Control and Prevention (CDC). Ignaz Philipp Semmelweis (1818–1865). Emerging Infectious Diseases. Erişim: https://wwwnc.cdc.gov/eid/article/21/8/15-0487_article
- World Health Organization. WHO Guidelines on Hand Hygiene in Health Care: Historical perspective on hand hygiene in health care. NCBI Bookshelf. Erişim: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK144018/
- James Lind Library. Semmelweis I (1861): The aetiology, concept and prophylaxis of childbed fever. Erişim: https://www.jameslindlibrary.org/semmelweis-i-1861/
- Encyclopaedia Britannica. Germ theory. Erişim: https://www.britannica.com/science/germ-theory
- Semmelweis 200. The Semmelweis sarcophagus and the Motherhood statue have been renewed. Erişim: https://semmelweis200.hu