X
Kelime:
Kategori:
Tarih:
RadDatePicker
Open the calendar popup.
ile
RadDatePicker
Open the calendar popup.
 

Bülten Ana Sayfasına Dön

Doksan üç yıl öncesinden bir çocuğun anısı

Doksan üç yıl öncesinden bir çocuğun anısı

Dr. Ayşe Ergüven, Ph.D., Biol.

Sındırgı İlkokulu, sene 1933, Cumhuriyet’in onuncu yılı. Bestelenen Onuncu Yıl Marşı’nın çocuklara öğretilmesi ve Cumhuriyet Bayramı’nda tüm okullarda söylenebilmesi misyonunu, marşın bestecisi Cemal Reşit Rey üstlenmiş. Sındırgı’daki ilkokula geliyor. Sındırgı bir nahiye o zamanlar, savaştan çıkmış bir ülkenin yorgun insanları yaşıyor orada. Babamın babası da devlet memuru olduğu için oradalar. Babamda ilkokulun ikinci sınıf öğrencisi. Henüz sekiz yaşında. 

Bir gün öğretmen tüm öğrencileri okulun büyükçe bir odasında topluyor. Kapı açılıyor içeriye bir adam giriyor. Çocuklar o kadar şaşkın ki, adama baka kalıyorlar. Babamın tarifine göre sanki “Merih’ten” gelmiş gibi görünüyor adam, üstünde jaketatay ve papyon kravatı ile. Elinde bir tahta kutu. Kutuyu masaya koyuyor, açıyor. İçinden daha önce hiçbirinin görmediği garip bir alet çıkarıyor, bir de sopası var.  Çıkardığı aleti omuzuna koyup elindeki sopa ile müzik çalmaya başlıyor. Çaldığı Onuncu Yıl Marşı. Gelen Cemal Reşit Rey, kemanı ile oradaki çocuklara marşı öğretmeye gelmiş. O devirde bile tanınmış bir sanatçı, ama bu görevi memleket sevgisi ile yapıyor. Cumhuriyete olan inancı ile. 

Çocukların orada öğrendikleri sadece marş değil aslında. Saygılı giyim nasıl olur, keman nedir, nasıl çalınır, marş nasıl söylenir bunların hepsini görüp öğreniyor oradaki çocuklar.

Babam 1925 doğumlu, İTÜ Gemi Makine Mühendisliği 1949 yılı mezunu, bugün 102 yaşında ama bu olayı unutmamıştı. Yokluğun ortasında çocukların eğitimine gönül vermiş bu cumhuriyet insanlarının üstündeki etkisini her zaman hatırlamış, o günkü şaşkınlığını da gülerek anlatmıştı.

 Sevgili babamı bu yazımı kaleme aldıktan birkaç gün sonra kaybettim.


 

Görüşlerinizi Paylaşın