X
Kelime:
Kategori:
Tarih:
RadDatePicker
Open the calendar popup.
ile
RadDatePicker
Open the calendar popup.
 

Bülten Ana Sayfasına Dön

İkinci Baharınızda Sağlığınızı Koruyacak Görünmez Bir Zırh: İleri Yaşta Neden Aşı Olmalıyız?

İkinci Baharınızda Sağlığınızı Koruyacak Görünmez Bir Zırh: İleri Yaşta Neden Aşı Olmalıyız?

Uzm. Dr. Tutku Taşkınoğlu

Aşı kelimesi çoğumuzun aklına okul günlerini, bebeklikteki aşı kartlarını ya da çocukluk anılarını getirir. Oysa bağışıklık sistemimiz sadece hayatın başında değil, her yaşta ilgiye ve bakıma ihtiyaç duyar. Saçlarımızın beyazlaması, cildimizin esnekliğini kaybetmesi gibi, bağışıklık sistemimizin de gücünü yitirmesi hayatın doğal akışıdır. Gençken hafifçe atlattığımız bir grip, yaş ilerledikçe bizi yatağa düşürebilir, hatta hastaneye bile götürebilir. Tıpta buna “immünosenesans” denir. Yani bağışıklık sistemimiz de bizimle birlikte yaşlanır ve desteğe ihtiyaç duyar.

Takviye reklamları ne kadar cazip görünse de hiçbir takviye bağışıklık sistemimizi güçlendirmeye ve bizi enfeksiyonlardan korumaya yetmez. Bağışıklık sistemimize gerçek anlamda destek olan en güçlü ve güvenilir kalkan aşıdır. Şimdi gelin, sağlıklı ve özgür bir yaşlılık için aşıların neden vazgeçilmez olduğunu ve hangi aşıların hayat kurtardığını birlikte keşfedelim.

Yaş ilerledikçe bağışıklık sistemimiz eski çevikliğini yitirir. Vücudumuz hastalıklara karşı gençliğimizdeki kadar hızlı yanıt veremez. Mikroplara karşı verdiğimiz savunma gecikir; yeni virüsleri ve bakterileri tanımakta ve onlara karşı antikor üretmekte yavaş kalırız. İşte bu yüzden, bağışıklığımızı destekleyecek ekstra güçlere ihtiyaç duyarız.

Ayrıca şeker hastalığı, yüksek tansiyon, KOAH veya kalp yetmezliği gibi kronik hastalıklar da ileri yaşlarda daha sık görülür. Bu hastalıklar da bağışıklık sisteminizi yorarak yeterince çalışmasına engel olur. Diğer taraftan, basit bir akciğer enfeksiyonu veya gribal hastalık belki de onlarca ilaçla dengede tutmaya çalıştığınız bu kronik rahatsızlıkları bir anda alevlendirir. Bu da kalp krizi veya organ yetmezliği riskini artırır.

Kronik hastalığınız olmasa bile, yaşlılıkta geçirilen ağır bir enfeksiyon yalnızca iyileşme sürenizi uzatmaz. Uzun süre yatakta kalmak kas kaybına, denge sorunlarına ve günlük işlerde başkalarına bağımlı hale gelmenize yol açabilir.

Oysa aşılar, kişinin kendi ayakları üzerinde özgürce durmasını sağlayan görünmez bir güç kaynağıdır. Mikropların zararsız parçalarını vücudumuza önceden tanıttığı için savunma hattımızı her an hazır ve tetikte tutar.

Peki Hangi Aşıları Olalım?

65 Yaş ve Üzeri İçin Hayati Öneme Sahip Aşılar:

1. Mevsimsel Grip (İnfluenza) Aşısı

Grip virüsleri her yıl yapısal değişikliklere uğrar. Grip her sene Ekim-Nisan ayları arasında farklı bir varyantla bizi hasta eder. Aşı ile korunabilmemiz için immün sistemimizin aşıyı tanıyıp grip virüsüne karşı hazırlık yapması için 2 hafta gibi bir süreye ihtiyacımız vardır. Bu nedenle grip aşısı her sonbahar (Eylül-Kasım ayları arasında) grip mevsimi başlamadan tek doz olarak uygulanmalıdır.

Grip aşısı sizi yalnızca grip olmaktan korumaz. Aynı zamanda gribin zemin hazırlayabildiği ve özellikle yaşlılarda ölümcül bakteriyel zatürreyi ve olası kalp komplikasyonlarını belirgin şekilde azaltabildiği de bilinmektedir.

Türkiye'de 65 yaş ve üzerindeki astım, KOAH, diyabet, kalp yetmezliği veya böbrek hastalığı gibi kronik rahatsızlıkları olan risk grubundaki bireyler, SGK sayesinde grip aşısına ücretsiz erişebiliyor. Risk grubunda olmayanlar ise aşıyı eczanelerden ücretli olarak alabiliyor.

2. Zatürre (Pnömokok) Aşıları

Pnömokok bakterileri, yaşlılarda ağır akciğer enfeksiyonlarına, kana mikrop karışmasına (sepsis) ve menenjite en sık neden olan etkenlerdir. Oysa pnömokok aşı ile engellenebilir. Pnömokok için genellikle ömür boyu koruma sağlayan 2 farklı tür aşı vardır.

Konjuge pnömokok aşısı (KPA; Prevenar 13®)

Polisakkarit pnömokok aşısı (PPA; Pneumovax 23®)

 

İki farklı aşı olunca kullanımı biraz kafa karıştırıcı, ama aslında basit bir kuralı var. 65 yaş ve üzerindeki bireylerde en geniş korumayı sağlamak için iki farklı pnömokok aşısı ardışık olarak uygulanır. Daha önce hiç pnömokok aşısı yaptırmamış sağlıklı kişiler için olarak 1 doz konjuge pnömokok aşısı (KPA13) uygulanır. Bu aşı bağışıklık sisteminde güçlü bir hafıza oluşmasını sağlar. Türkiye'de aile sağlığı merkezlerinde (sağlık ocaklarında) 65 yaş üstü kişilere ücretsiz olarak yapılır.

İkinci aşı ise polisakkarit pnömokok aşısı (PPA 23) ile yapılır. PPA 23, KPA13 aşısından en az 1 yıl sonra, serotip havuzunu genişletmek amacıyla 1 doz uygulanır.

Ama 65 yaş üstü birey kanser, kronik böbrek yetmezliği, organ nakli, dalak yokluğu (aspleni) gibi bağışıklığı ciddi oranda baskılayan bir durum veya kronik organ yetmezliğine sahipse aşı uygulaması değişir:

Bu yüksek riskli durumlarda KPA13 yapıldıktan sonra 1 yıl beklenmez; iki aşı arasında geçmesi gereken süre 8 haftaya (2 aya) indirilir.

Ayrıca bu gruptaki kişilere ilk PPA23 dozundan 5 yıl sonra bir hatırlatma (rapel) dozu daha uygulanması gerekebilir.

 

Son yıllarda tıbbi kılavuzlara giren, 20 farklı bakteriye karşı koruma sağlayan yeni nesil KPA20 (Prevenar 20®) aşısı da tercih edilebilir. Eğer KPA20 aşısına ulaşabiliyorsanız, yukarıdaki iki aşılı uygulama yerine tek doz KPA20 yaptırabilirsiniz.

65 yaş üstü herkes ve kronik hastalığı nedeniyle yüksek risk grubunda olan yetişkinler, Sağlık Bakanlığı'nın aşı takvimiyle zatürre aşısına hiçbir ücret ödemeden sahip olabiliyor.

Hangi aşıyı seçerseniz seçin, hekiminizin önerdiği zamanda yaptıracağınız bu aşılar sayesinde kış aylarını daha huzurlu ve sağlıklı geçirebilirsiniz.

3. Zona (Herpes Zoster) Aşısı

Çocukken geçirdiğiniz suçiçeğine neden olan virüs sizi tamamen terk etmez. Sinir köklerine yerleşerek uyur ve bağışıklık sisteminizin zayıf olduğu bir anı bekler. Yaş ilerleyip bağışıklığımız eskisi kadar atik olmadığında "zona" adını alarak ortaya çıkar. Zona şiddetli ağrı ve döküntülerle ortaya çıkar. Bir süre sonra döküntüleri geçse bile, aylarca hatta yıllarca süren ve yaşam kalitesini çok düşüren dayanılmaz sinir ağrılarına (postherpetik nevralji) neden olabilir.

Zona için geliştirilmiş olan aşı bu ağrılı ve dayanılması zor durumun gelişmesini büyük ölçüde engeller. Yeni zona aşısı, canlı virüs içermeyen (rekombinant) bir aşıdır. Bu nedenle bağışıklık sistemi zayıf olan kişilere de güvenle uygulanabilir.

Zona aşısının tam koruma sağlaması için toplam 2 doz uygulanması gerekir. Standart uygulamada ilk doz yapıldıktan 2-6 ay sonra ikinci doz yapılır. Ama kişinin bağışıklığı çok zayıfsa veya yakın zamanda bağışıklığı baskılayıcı bir tedaviye (kemoterapi vb.) başlayacaksa, iki doz arasındaki süre doktor kararıyla 1 aya kadar uzatılabilir.

Türkiye'de zona aşısı (rekombinant aşı-Shingrix®) henüz rutin aşı takviminde bulunmuyor ve SGK tarafından karşılanmıyor; bu nedenle ücretli olarak temin edilebiliyor.

4. Tetanoz ve Boğmaca Hatırlatma Dozları (Td / Tdap)

Aşılar sizi ömür boyu korumaz; çocuklukta yapılan aşıların koruyuculuğu zamanla azalır. Oysa bu hastalıklar erişkinlerde de görülebilir. Bahçede çalışırken elinize paslı bir telin batması veya küçük bir sıyrık oluşması tetanoz riskini artırır. Bu nedenle tetanoz-difteri (Td) aşısının her 10 yılda bir tekrarlanması gerekir. İlk kez aşı olacaklar için genellikle tek doz Td veya Tdap (tetanoz, difteri ve boğmaca) ile başlanır; ardından her 10 yılda bir Td aşısı ile devam edilir.

Boğmaca için ise erişkin dönemde (genellikle 19 yaş ve üzeri) tek doz Tdap (tetanoz, difteri ve boğmaca) aşısı yapılır; daha sonra tetanoz-difteri (Td) aşısı her 10 yılda bir tekrarlanır.

Özellikle torunları ve bebekleri boğmacadan korumak amacıyla, erişkin dönemde Tdap yaptırmamış olanların Tdap’ı tercih etmeleri önerilir. Yani, erişkin dönemde de bir kez Tdap aşısı, ardından her 10 yılda bir Td aşısı uygulanmalıdır.

Sağlık Bakanlığı takvimine göre tüm yetişkinler tetanoz aşısını ücretsiz yaptırabiliyor. Ancak Tdap (boğmaca bileşeni içeren kombine aşı) erişkinler için devlet takviminde yer almadığı için eczanelerden ücretli olarak alınabiliyor.

5. Güncel COVID-19 ve RSV Aşıları

COVID-19 hatırlatma dozları, yeni varyantlara karşı savunmayı güncel tutar. Ayrıca, son yıllarda geliştirilen RSV (respiratuvar sinsityal virüs) aşısı, altta yatan kalp veya akciğer hastalığı olan 60 yaş ve üzeri bireyler için ağır solunum yolu enfeksiyonlarına karşı önemli bir koruma sağlar. Çünkü RSV ciddi pnömoniye neden olan bir solunum yolu virüsüdür ve kronik hastalıkları alevlendirebilir. RSV aşısı tek doz yapılır.

Kronik hastalığı olan yaşlı bireylerin aklında sıkça "Aşılar benim için güvenli mi?" sorusu olabilir. Unutmayın, çoğu aşı kronik hastalığı olanlar için genellikle güvenlidir ve özel bir risk taşımaz. Yine de mevcut sağlık durumunuza ve kullandığınız ilaçlara göre en doğru aşı takvimini belirlemek için mutlaka hekiminize danışmanız önemlidir.

Tıbbın en temel ilkesi hastalığı önlemektir; çünkü hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi etmek hem daha zor hem de daha risklidir. Aşılar, yaşlılıkta sevdiklerinizle sağlıklı ve mutlu anılar biriktirmenin en güvenilir yoludur.

Kendinize ya da ailenizdeki büyüklerinize iyilik yapmak için aşı geçmişinizi gözden geçirin. Birçok aşı, 65 yaş ve üzeri bireyler için devlet tarafından ücretsiz olarak sunulmaktadır. Özellikle mevsimsel grip ve zatürre (pnömokok) aşıları, aile sağlığı merkezlerinde veya devlet hastanelerinde ücretsiz olarak uygulanabilmektedir. Zona ve bazı diğer aşılar ücretlidir. Bu aşılar için ücretler sağlık kuruluşuna ve döneme göre değişiklik gösterebilir.

Yeni geliştirilen RSV aşısı, Türkiye'de henüz SGK kapsamında değil; ücretli olarak alınabiliyor.

Ücretsiz veya ücretli tüm aşılar aile sağlığı merkezlerinde ya da hastanelerde kolayca uygulanabilir. Size en yakın sağlık kuruluşuna başvurarak veya Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden randevu alarak aşınızı yaptırabilirsiniz.

Sağlık, huzur ve güçlü bir bağışıklık hayatınızın her anında sizinle olsun.


 

Görüşlerinizi Paylaşın