X
Kelime:
Kategori:
Tarih:
RadDatePicker
Open the calendar popup.
ile
RadDatePicker
Open the calendar popup.
 

Bülten Ana Sayfasına Dön

Her çağın en ölümcül bulaşıcı hastalığı! Tüberküloz

Her çağın en ölümcül bulaşıcı hastalığı! Tüberküloz

Uzm. Dr. Özlem Aksu

Tüberküloz, halk arasındaki ismi ile verem,  insanlık tarihinin en eski hastalıklarından biridir. Önlenebilir ve tedavi edilebilir olmasına rağmen, en fazla ölüme sebep olan enfeksiyon hastalığı olarak dünya genelinde ciddi bir halk sağlığı tehdidi olmaya devam etmektedir. 

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) 2025 Dünya Tüberküloz Raporu’na göre,  tüberküloz, geçen yıl 1.2 milyondan fazla kişinin ölümüne ve yaklaşık 10.7 milyon kişinin hastalanmasına yol açmıştır. Tanı ve tedavide kaydedilen ölçülebilir ilerlemeye rağmen, finansman ve eşit bakıma erişimde devam eden zorluklar, tüberkülozla küresel mücadelede başarı şansını azaltmaktadır. DSÖ’nün “End TB” (Tüberkülozu Bitirme) stratejisi kapsamında, 2030 yılına kadar tüberkülozun küresel sağlık tehdidi olmaktan çıkarılması hedeflenmektedir. Ancak küresel vaka sayılarındaki yıllık azalma halen hedeflenen oranların oldukça üzerindedir.

Türkiye’de Durum

Ülkemiz verilerine göre 2015 yılından 2023 yılına kadar tüberküloz insidansında azalma %28, aynı zaman periyodu içerisinde ölüm oranlarında da %34 lük bir oranda azalma sağlanmıştır. Ancak Türkiye’de 15 milyon kişide sessiz (inaktif/latent) tüberküloz enfeksiyonu bulunduğu tahmin edilmektedir. Bu kişilerin vücutlarında az miktarda canlı, ancak aktif olmayan tüberküloz bakterisi bulunur. Kendilerini hasta hissetmezler, tüberküloz hastalığının belirtilerini göstermezler ve tüberküloz mikroplarını başkalarına bulaştıramazlar. Fakat tedavi edilmediği takdirde, inaktif tüberkülozlu her 10 kişiden 1'inin aktif tüberküloz hastalığına yakalanacağını kabul edersek tüberküloz, gelecek yıllarda da ülkemiz için önemli bir sağlık sorunu olmaya devam edecektir.

Hastalığın kontrolünü zorlaştıran en önemli risk faktörleri, tüberküloz ilaçlarının yanlış veya düzensiz kullanımı sonucu dirençli tüberküloz vakalarının ortaya çıkması ve düşük sosyoekonomik durumdur. Yetersiz beslenme, kötü yaşam koşulları ve kalabalık ortamlar hastalığın yayılmasını kolaylaştırmaktadır. Sağlık hizmetlerine erişimin kısıtlı olması, tanı ve tedavi gecikmesine neden olmaktadır. 

Toplumlarda yaşam süresinin uzaması ile yaşlanmanın bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkilemesi, HIV enfeksiyonu, diyabet, kanser gibi bağışıklığı baskılayan ek hastalıkların ortaya çıkması, bazı hastalıklarda kullanılan bağışıklık baskılayıcı ilaçlar, tüberkülozun gelişmesi için uygun zeminler oluşturur. Göç ve mülteci hareketleri ile hastalığın yaygın olduğu bölgelerden göç eden bireyler hastalığı farklı ülkelere taşıması, göçmenler ve mültecilerin sağlık hizmetlerine ulaşmakta zorluk çekmesi de tüberküloz hastalığının önlenmesinde ciddi engellerdendir. Tüberkülozun önlenmesinin en iyi yolu, öncelikle kişinin riskini artıran eşitsizlikleri gidermek ve doğru tedaviye erken ulaşımını kolaylaştırmaktır.



 

Görüşlerinizi Paylaşın