İran- ABD-İsrail Savaşı
Amerika Birleşik Devletleri, İran ve İsrail Savaş Üçgeninde Ortadoğu…
Işın Gürel, Gazeteci
Dünyanın canlı olarak izleyebildiği ilk savaş Körfez Savaşıdır. Çöl Fırtınası harekâtıyla canlı savaş görüntüleri 90’lı yıllarda evlerimize girdi. Sabahlara kadar uykusuz kalarak “savaş” seyrettik. Seyrettiklerimizi yorumladık. Gördüğümüzü zannettiğimiz bazı görüntülerin ve ses kayıtlarının aslında olmadığını sonradan anladık. Var olduğu halde yok sayılan durumların da farkına vardık.
Bu döngü canlı olarak yansıtılan tüm savaşlarda o günden itibaren katlanarak arttı. Bugün de yine aynı döngü içindeyiz. Çoğunluk savaşa hâlâ ekranda seyredilen bir oyun gibi bakıyor. Amerikan Başkanı Trump farklı çıkışlarıyla dünyayı hayrete düşürmeye devam ediyor. İran halkını kurtarmaktan bahsediyor, İsrail’in Lübnan’ı bombalamasını yasakladım diye devam ediyor. İsrail Başbakanı Netanyahu, ilan ettiği “Kurtuluş Savaşı” başlığı altında “İşi bitirine kadar durmayacağız” diyor. İran, altı bin yıllık medeniyetimizi savunuyoruz, diyor. Ortadoğu’da milyonlarca insan, çocuklar, bebekler, kadınlar, yaşlılar, gençler, erkekler savaşların (Gazze, Lübnan da dahil) ağır faturasını ödemeye devam ediyor.
Savaşın kısa kronolojisini sizler için dünyadaki farklı haber ajanslarından derledik. Savaşın gidişatı 22 Nisan’da son erecek genel ateşkesin durumuna göre şekillenecek. Bakalım gelecek günler Ortadoğu’daki bu gerilimi terazinin hangi yönüne doğru çekecek?
28 Şubat 2026
ABD ve İsrail, "Aslanın Kükreyişi" ve "Destansı Gazap" kod adlarıyla İran'a yönelik devasa bir hava operasyonu başlattı. Tahran, İsfahan, Kerec, Kum, Tebriz, Buşehr, Kirmanşah ve İlam hedefler arasındaydı. Minab’da hedefteki Şecere-i Tayyebeh İlkokulu’nda ise çoğu çocuk, 150’yi aşan can kaybı yaşandı. Uzmanlar, okulun yanındaki hedeflere saldırı sırasında muhtemel ABD Tomahawk füzesinin kullanıldığı tezini güçlendirdiğini aktarıyor.Bu şimdilerde savaş suçu niteliği üzerinden değerlendiriliyor.
1 Mart 2026
İran, ilk büyük misilleme dalgasını başlattı; İsrail’e ve Körfez’deki ABD ve ABD müttefiki hedeflere füze ve İHA saldırıları yapıldı. BM Güvenlik Konseyi acil toplandı. İran dinî lideri Ayetullah Ali Hamaney’in düzenlenen saldırıda öldürüldüğü doğrulandı. İran'da 40 günlük yas ilan edildi.
2 Mart 2026
Devrim Muhafızları (IRGC) "intikam" yemini etti. Lübnan Hizbullahı ve Yemen'deki Husiler savaşa dahil olarak İsrail ve ABD üslerine füze yağdırmaya başladı. Artık şok dalgasından çıkılıp sürekli karşılık verme safhasına giriliyor.
9 Mart 2026
Ali Hameney’in oğlu Mücteba Hamaney İran’ın yeni dini lideri oldu.
15-25 Mart 2026
Çatışma İran-İsrail-ABD üçgeninden taşarak Körfez enerji hatlarına, ticarete ve Lübnan cephesine yayıldı. İran, Hürmüz Boğazı’nı kapattı. Lübnan’daki İsrail-Hizbullah cephesi büyüdü. Ali Larcani 17 Mart 2026’da öldürüldü. Küresel petrol fiyatları ciddi anlamda yükseldi.
4 Mart, 9 Mart, 13 Mart ve 30 Mart 2026
Türkiye hava sahasına yönelen dört İran balistik füzesi NATO sistemlerince imha edildi. Ankara, taraflara itidal çağrısını yineledi.
2 Nisan 2026
ABD’ye ait bir F-15E Strike Eagle, İran içinde düşürüldü. Olay, CENTCOM ve çok sayıda ABD kaynağı tarafından doğrulandı. Bu, savaşta İran ateşiyle düşürülen ilk ABD’li insanlı savaş uçağı olarak öne çıktı. 4 Nisan’a kadar iki mürettebat için kurtarma operasyonu sürdü.
5-6 Nisan 2026
Pakistan öncülüğünde 45 günlük geçici ateşkes taslağı gündeme geldi; İran 6 Nisan’da geçici ateşkes karşılığında Hürmüz’ü açmayı reddetti. Aynı dönemde İsrail, İran’ın South Pars dahil büyük petrokimya tesislerini vurduğu bildirildi.
7 Nisan 2026
ABD ve İran, Pakistan arabuluculuğunda iki haftalık ateşkes üzerinde uzlaşmaya yaklaştı. İran tarafı Hürmüz’de geçici geçiş düzenlemesine, ABD tarafı da saldırıları durdurmaya yöneldi.
8 Nisan 2026
Ateşkes fiilen devreye girdi. Türkiye de aynı gün çok yoğun diplomatik trafik yürüttü.
9 Nisan 2026
Mücteba Hamaney’in televizyonda okunan açıklamasında İran’ın “dünyayı şaşırttığını” söylediği ve savaş tazminatı talebini öne çıkardığı aktarıldı. Bu, ateşkes sonrasında İran söyleminin “zafer + tazminat + pazarlık” eksenine kaydığını gösterdi.
10-11 Nisan 2026
İslamabad’da doğrudan ABD-İran görüşmeleri başladı. Çeşitli haber ajanlarına göre yaklaşık 21 saat süren temaslar anlaşma olmadan bitti; temel düğüm İran’ın nükleer programı, savaş tazminatı ve Hürmüz Boğazı’nın düzeni oldu.
12 Nisan 2026
Türkiye, İslamabad görüşmelerinin ardından hem ABD hem de Pakistan tarafıyla yeni tur için temas kurdu.
13 Nisan 2026
ABD, İran limanlarına ve İran bağlantılı gemilere resmi askeri abluka uygulamaya başladı. AP (Associated Press) ve Guardian’a göre bu karar, başarısız görüşmelerden sonra baskıyı artırmak ve İran ekonomisini sıkıştırmak amacıyla alındı; petrol fiyatları ve küresel enerji piyasaları da yeniden gerildi.
14 Nisan 2026
Diplomasi yeniden hızlandı. AP, ablukanın ilk tam gününde arka kanal diplomasisinin sürdüğünü ve Pakistan’ın yeni tur görüşmeleri ayarlamaya çalıştığını aktardı. Aynı gün Türkiye de Rusya ve Suudi Arabistan’la diplomatik temas yürüttü. Lübnan ve İsrail otuz yılı aşkın bir süre sonra ilk diplomatik görüşmesini büyükelçiler düzeyinde Washington’da gerçekleştirdi.
15 Nisan 2026
Pakistanlı askeri ve diplomatik heyetler Tahran’da yeni görüşme zemini aradı. ABD Senatosu’nda Trump’ın İran savaşını sınırlamaya dönük girişim yine başarısız oldu. Pakistan, savaştaki en kritik arabulucu rolünü üstlenerek süreci yeniden canlandırmaya çalıştı. Başbakan Şahbaz Şerif’in görevlendirdiği Ordu Komutanı Asim Munir, Tahran’da İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi ile görüşerek Washington-Tahran hattında perde arkası temas yürüttü ve İslamabad’da yapılabilecek ikinci tur ABD-İran görüşmeleri için zemin aradı. Aynı anda Pakistan yönetimi Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye nezdinde diplomatik destek topladı. Kesin tarih çıkmadı, ancak süreç kapanmadı.
16 Nisan 2026
Trump, İsrail ile Lübnan arasında 10 günlük ateşkes duyurusunu yaptı. BBC’nin analizine göre durumdan Güvenlik Kabinesi’nin ancak beş dakika öncesinde haberi oldu, bakanlara oy hakkı tanınmadı ve İsrail içinde önceden hazırlık yapılmadı. Bu savaşın diplomatik kontrolünün Washington’da olduğunun işaretlerinden biri olarak yorumlanıyor. İsrail Hizbullah’ı bitirmek isterken, ABD savaşı sınırlamak istiyor. Bu durum ileride krize dönüşebilir mi? Bu ateşkesler zaman kazanma anlaşmasının önüne geçer mi? AP ve Washington Post’a göre bu adım, daha geniş İran dosyasındaki pazarlıkları destekleyen ama ondan ayrı yürüyen kritik bir eşik oldu. Aynı gün ABD Temsilciler Meclisi de Trump’ı savaşta sınırlamaya dönük tasarıyı kıl payı reddetti.
17 Nisan 2026
Avrupa cephesi, Hürmüz’ün yeniden açılması için Paris merkezli bir uluslararası zirve topladı.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Lübnan'daki ateşkes doğrultusunda, ateşkes süresinin sonuna kadar Hürmüz Boğazı'nın tüm ticari gemilerin geçişine açık olacağını bildirdi: "Lübnan'daki ateşkese paralel olarak, İran Limanlar ve Denizcilik Teşkilatı tarafından halihazırda duyurulan koordineli rota üzerinden, tüm ticari gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan geçişi, ateşkesin kalan süresi boyunca tamamen açık ilan edilmiştir" dedi.
İsrail cephesinden gelen mesaj ise, ateşkesi kabul edilse de sahadan çekilmeyeceği yönünde oldu. AP’ye göre Savunma Bakanı Israel Katz, Hizbullah’ın tamamen silahsızlandırılmasının “henüz tamamlanmadığını” söyledi ve İsrail birliklerinin şu anda bulundukları yerlerde, özellikle de sınırın Lübnan tarafında oluşturulan yaklaşık 10 kilometrelik tampon bölgede kalacağını açıkladı.
Bu yazı 17.04.2026 tarihinde kaleme alınmıştır.
Hürmüz Boğazı, İran, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Umman arasında uzanan dar bir su yolu. Basra Körfezi’ni Umman Körfezi’ne bağlayan hayati bir ticaret rotası. En dar noktası 33 km olan bu boğazdan, dünyadaki petrol ve sıvılaştırılmış doğal gazın yaklaşık %20’si geçiyor. Petrol sadece İran’dan gelmiyor. Irak, Kuveyt, Katar, Suudi Arabistan ve BAE’den de geliyor. Boğazdan çıkan petrolün %86’sı Asya ülkelerine gidiyor. %31 ile en büyük pay Çin’e ait, sonra %14’lük ithalat ile Hindistan geliyor.
Yararlanılan Kaynakça:
Uluslararası Kaynaklar (İngilizce)
Türkiye ve Bölge Kaynakları (Türkçe)