X
Kelime:
Kategori:
Tarih:
RadDatePicker
Open the calendar popup.
ile
RadDatePicker
Open the calendar popup.
 

Bülten Ana Sayfasına Dön

Sessizce Bekleyen Tehlike: İleri Yaşta Zona ve Korunma Yolları

Sessizce Bekleyen Tehlike: İleri Yaşta Zona ve Korunma Yolları

Uzm.Dr. Tutku Taşkınoğlu

Halk arasında “gece yanığı” adıyla bilinen zona, çoğu zaman yalnızca geçici bir cilt sorunu gibi görülür. Oysa Varisella (Herpes)-Zoster virüsünün neden olduğu bu hastalığın aslında hedefi deri ile birlikte sinir sistemidir. Özellikle 50 yaş üstü bireylerde, yaşam kalitesini sarsacak kadar ciddi ve sinsi bir enfeksiyondur.

Geçmişten Gelen Davetsiz Misafir: Virüs Nasıl Uyanır?

Zona geçiren herkesin geçmişinde gizli bir iz vardır: suçiçeği. Çocukluk ya da gençlikte atlatılan suçiçeği hastalığının ardından Varisella-Zoster virüsü vücudu terk etmez. Omurilik boyunca uzanan duyu sinir köklerine çekilip, yıllarca hatta on yıllarca sessizce, hiçbir belirti vermeden uykuda bekler.

Yaş ilerledikçe bağışıklık sistemi de yaşlanır. Özellikle virüsleri kontrol altında tutan hücresel bağışıklık, 50’li yaşlardan sonra yavaş yavaş zayıflar. Buna şiddetli stres, büyük ameliyatlar, ağır enfeksiyonlar ya da diyabet ve kanser tedavileri gibi bağışıklığı sarsan etkenler de eklenirse, uykudaki virüs harekete geçer. Saklandığı sinir liflerinde çoğalır, cilde doğru yol alır ve zona olarak ortaya çıkar.

İlk İşaretler: Döküntüden Önceki "Yanıltıcı Ağrı"

Zona döküntüleri aniden ortaya çıkmaz; genellikle 2 ila 4 gün öncesinden sinsice yaklaşan haberci belirtilerle kendini belli eder. İnterkostal hat boyunca (göğüs kafesi, sırt, bel veya yüzün tek bir yarısında) batma, yanma, elektrik çarpması hissi veya derin bir sızı hissedilir. Ciltte henüz kızarıklık yokken bu ağrılar, çoğu zaman kalp krizi, safra kesesi taşı, böbrek sancısı ya da bel ve boyun fıtığı gibi bambaşka hastalıklarla karıştırılabilir.

Birkaç gün sonra, aynı bölgede kızarık bir zemin üzerinde, içi berrak sıvı dolu minik kabarcıklar kümeler halinde ortaya çıkar. Bu döküntülerin en belirgin özelliği, vücudun orta hattını asla geçmemesi ve yalnızca sağ ya da sol tarafta şerit gibi sınırlı kalmasıdır. Döküntüler burun ucunda, alında veya göz çevresinde çıkıyorsa (Herpes Zoster Oftalmikus), virüs görme sinirini tehdit ediyor olabilir. Kalıcı görme kaybını önlemek için vakit kaybetmeden acil olarak bir göz hekimine başvurulmalıdır.

Tedavide Kritik Kural: "İlk 72 Saat" Kuralı

Zona tedavisinde zaman adeta altın değerindedir. Döküntüler fark edilir edilmez, en geç 72 saat içinde ağızdan antiviral ilaçlara başlanmalıdır. Tek taraflı sırtta, göğüste veya yüzde ağrı başladıysa, ciltte döküntü olmasa bile vakit kaybetmeden bir hekime başvurmanız ilacınıza erken başlamanız için doğru zamanı yakalamanızı sağlayacaktır. 

Erken başlanan antiviral tedavi, virüsün sinir lifi boyunca ilerlemesini ve çoğalmasını önler. Deri lezyonlarının daha hızlı kabuklanmasını ve iyileşmesini sağlar. En önemlisi, sinir dokusunda oluşabilecek kalıcı hasarı sınırlandırarak kronik ağrı riskini belirgin şekilde azaltır. Ama ileri yaştaki bireylere antiviral ilaçlar reçete edilirken böbrek fonksiyonları mutlaka hekim tarafından gözden geçirilmeli ve doz buna göre ayarlanmalıdır. 

Postherpetik Nevralji (Döküntü Biter, Acısı Kalır)

Yaşlılarda zonanın en yıpratıcı ve korkutucu komplikasyonu, döküntüler iyileştikten sonra bile aylarca sürebilen şiddetli sinir ağrısıdır. Tıpta bu tabloya postherpetik nevralji (PHN) adı verilir.

Virüs cilde ilerlerken yerleştiği sinir liflerinde hasar bırakır. Döküntü geçse de, zarar gören sinir beyne sürekli ve kontrolsüz bir şekilde "ağrı" sinyalleri göndermeye devam eder. 50 yaş altındaki bir hastada bu risk oldukça düşükken, 60 yaş üzerindeki zona hastalarının yaklaşık üçte birinde, 80 yaş üzerindekilerin ise neredeyse yarısında postherpetik nevralji gelişir. Hastalar bu ağrıyı "derinin altında kor ateş yanması", "bıçak saplanması" ya da "iğnelenme" gibi tarif eder. Kimi zaman hafif bir rüzgârın esmesi, giysinin teni okşaması ya da banyo yapmak bile dayanılmaz bir ızdıraba dönüşebilir. Bu bitmek bilmeyen ağrı, uykusuzluk, iştah ve kilo kaybı, hareket kısıtlılığı ve sonunda ciddi depresyon ile sosyal izolasyona yol açabilir. Standart ağrı kesiciler çoğu zaman yetersiz kalır; bu ağrıya karşı özel nöropatik ilaçlar mutlaka hekim gözetiminde kullanılmalıdır.

Aşılama ile Korunmak Mümkün

Yaşlılıkta zona ve aylarca sürebilecek sinir ağrısını yaşamak kader değildir. Modern tıp, bu hastalığın başlamadan önce durdurulmasına yardımcı olacak güçlü bir koruma kalkanı sunar: rekombinant Zona aşısı. 

Rekombinant aşı, 50 yaş üzeri yetişkinlerde ve özellikle 70-80 yaş grubundaki yaşlılarda hem zonaya hem de postherpetik nevraljiye karşı %90’ın üzerinde güçlü ve uzun süreli koruma sağlar. Canlı aşı olmadığı için bağışıklık sistemi zayıflamış veya kronik hastalığı olan bireylerde de güvenle uygulanabilmektedir. Kas içine, genellikle 2 ila 6 ay arayla toplam iki doz olarak uygulanır. Önceden zona veya suçiçeği geçirmiş olmak aşıya engel değildir; aksine, hastalığın yeniden nüksetmesini önlemek için aşılanma önerilir. 

50 yaş ve üzerindeyseniz, henüz zona geçirmeden önce hekiminizle görüşerek zona aşısı olmalısınız. Unutmayın, zonayı tedavi etmek mümkün; fakat zonanın yol açabileceği aylarca süren sinir ağrısını en baştan önlemek çok daha kolay ve konforludur.



 

Görüşlerinizi Paylaşın