X
Kelime:
Kategori:
Tarih:
RadDatePicker
Open the calendar popup.
ile
RadDatePicker
Open the calendar popup.
 

Bülten Ana Sayfasına Dön

Sarı Nokta Hastalığı: Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu

Sarı Nokta Hastalığı: Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu

İdil Seven

Sarı nokta hastalığı yani yaşa bağlı makula dejenerasyonu hassas görme noktamız olan makulanın yaşla beraber fazla yaşlanması, mikro anatomisinin bozulması ve fonksiyonunu kaybetmesi ile karakterize bir hastalık. Teorik olarak örneğin 120 yaşına ulaşacak her insanda az ya da çok makula dejenerasyonu olacağını biliyoruz. Makulanın yaşla beraber bu şekilde yaşlanması bir noktada anlaşılır bir durum zira vücutta m önce ve ağır olduğunda ağır görme kayıplarına yol açıyor.

Sarı nokta hastalığında gözde neler oluyor?

Makula bölgesi özellikle detayları seçmede çok önemli olduğundan bu hastalıkta ilk olarak okumada zorluklar olur. İlerleyen evrelerde hastalar ışığı tamamen kaybetmeseler de merkezi görmeyi kaybederler örneğin insan yüzlerini tanıyamazlar.

Sarı nokta hastalığı için risk faktörleri neler?

Bu hastalık genellikle 65 yaş üstü popülasyonda daha sık gözükür. Yaşlanmayı artıran sigara, obezite ve kötü beslenme gibi faktörler ve önemli çevresel parametreler en az %50 etkili. Dolayısıyla hastalarımıza tüm anti-aging önlemleri öneriyoruz. Diğer %50’lik risk faktörü ise genetik yapı. Ailede bu hastalığın varlığı önemli bir genetik ipucu ancak sık gözüken genetik anomalileri araştıran genetik laboratuvarlar da mevcut.

"Kuru Tip" ve "Yaş Tip" sarı nokta arasında ne fark var?

Bu hastalıkta ilk bulgu retina altı sahada çöp birikintilerine benzetebileceğimiz drusen dediğimiz birikimler. Bunların varlığında basit ve yavaş ilerleyen tip olan “kuru tip” makula dejenerasyonun erken dönemi ile karşı karşıyayız demektir. Bu hastalık yıllar içinde ilerler, drusen’ler sayıca ve hacmen artar, dokular bozulmaya devam eder. Özel vitamin takviyeleri ve anti-aging önlemler ile bu seyir yavaşlatılır. Zaman içinde retinanın doku bariyerleri ileri derecede bozulursa alında yatan koroid dediğimiz damar ağından retina altına ya da içine orada olmaması gereken damar uzantıları gelişebilir, hastalığın bu tipine ise kan ve sızıntı içermesi nedeniyle yaş tip diyoruz.

Yaş tip makula dejenerasyonu kuru tipe kıyasla hızla ilerler ve tedavi edilmezse ortalama bir yıl içinde ağır görme kaybına yol açar. Yaş tip olgular kuru tip dejenerasyonun zemininde gelişebileceği gibi başlangıçtan itibaren kendisi yaş tip olarak başlayabilir. Kuru tipin yaş tipe dönüşmesi vitamin takviyeleri ile ancak kısmen önlenebilir bu yüzden biz tüm kuru tip hastalarımızı sıklıkla kontrole çağırıp muayene ve OKT ile takip eder olası bir yaş tipe dönüşme durumunda tedaviye hemen başlarız.

2007 yılında kolon kanserinde anti-VEGF olarak kullanılan bir molekül olan bevacizumab’ın göz içine enjeksiyonun denemesi ile yaş tip makula dejenerasyonun tedavisinde beklenmedik ve büyük bir devrim gerçekleşti.

Bu ajan yaş tipte hastalığın başlaması ve ilerlemesinden sorumlu olan VEGF molekülünü bloke ederek hastalığı durduruyor hatta son günlerde gerçekleşmiş olan hastalıklı durumları tersine çevirebiliyor yani hastalığı tedavi edebiliyordu. Bu molekülün ardından göz için özel üretilmiş anti-VEGF ajanlar büyük firmalarca kullanıma sokuldu. Tek sorun bu ajanların göz içindeki etkisinin 4-6 hafta ile sınırlı olmasıydı. Bu sorun yeni çıkan ajanlarda da tam olarak çözülemediğinden hastalarımız maalesef kalan ömürleri boyu göz içi enjeksiyonlarına devam etmek durumunda. Ancak hastalığın aktivitesi zaman içinde tedavi sürecinde genellikle yavaşlamakta ve enjeksiyon sıklık ve sayıları her yıl azalmaktadır.

Lutein, Zeaksantin gibi takviyelerin tedaviye katkıları var mı?

Lutein ve Zeaksantin makulaya özel koruyucu pigmentlerdir ve makulada adeta bir ultraviyole şemsiye görevi görürler. Aynı zamanda lokal antioksidan etkileri mevcut. Vücudumuz tarafından sentezlenemedikleri için gıdalar ile alınmalı ancak sarı nokta hastalarının ileri yaşta beslenmeleri ve besin emilimleri de bozulmakta dolayısıyla lutein ve zeaksantin içeren vitamin takviyelerini tüm makula dejenerasyonu hastalarımıza öneriyoruz. On yıl süren ve yaklaşık 10.000 olgunun takip edildiği ARES I ve II adlı çalışma ile bu vitamin takviyelerinin belli bir formülle verildiğinde kuru tip makula dejenerasyonu olgularının hastalıklarının ilerlemesini kullanmayanlara kıyasla yüzde elli oranında azalttığı kanıtlanmıştır.

Sarı nokta veya diyabet gibi kronik retina hastalığı olan bir kişiye akıllı lens (multifokal) uygulanabilir mi?

Multifokal göz içi lenslerinin optik olarak çalışabilmesi mükemmel derecede sağlıklı bir makula gerektirir. Bu lensler retina hastalığı olanlarda çalışmadığı gibi görme keskinliğini de ayrıca azaltırlar. Dolayısıyla retina hastalarına hatta retina hastalığı adaylarına multifokal lens ameliyatlarını önermiyoruz.

Sarı nokta hastalarında "göz iğnesi korkusu"

Fikren göze iğne olmak tabii kimsenin hoşuna giden bir şey değil. Ancak enjeksiyon sırasında göz yüzeyini kuvvetli uyuşturucu damlalarla uyuşturuyoruz dolayısıyla ağrı hissetmeleri söz konusu bile değil. Üstelik işlem çok kısa sürdüğünden ve göz çevresi sterilizasyon için özel bir örtü ile örtüldüğünden çoğu hasta enjeksiyonun ne zaman olup bittiğini bile anlayamaz. Bu konuda çok rahat olmalarını ve tedavilerini ihmal etmemelerini özellikle öneririm.

GÖZLERİMİZİN GELECEĞİ

Oftalmolojide yapay zekâ kullanımı çokça görsel data kullandığımız için özellikle önemli ve mümkün

Yapay zekâ herkesin emrinde hızla kullanıma girdi. Birçok hastamız ChatGPT ve benzeri programlarla durumlarını araştırarak bize geliyorlar ve edindikleri bilgiler şaşırtıcı derecede doğru. Ancak oftalmolojide yapay zekâ kullanımı çokça görsel data kullandığımız için özellikle önemli ve mümkün. Kullandığımız kamera ve OKT tetkik görüntülerinin yapay zekâ ile değerlendirilmesi ile retina hastalıklarının yakalanması ve takibi kolaylıkla yapılabilir.

Henüz ülkemizde rutinde görüntülerini yapay zekâ ile değerlendiren bir klinik yok

Yurtdışında yoğun kliniklerde örneğin Moorefields retina departmanında diyabetik retinopati taramasında kullanılıyor. Diyabetik bir hastanın küçük göz bebeğinden çekilecek geniş açılı bir retina fotoğrafı yapay zekâ ile retinopati açısından taranabilir ve gerekli durumlarda hasta retina uzmanına yönlendirilebilir. Bu tür sistemlerin doğruluk ve hassasiyet oranları ise çeşitli çalışmalarla değerlendiriliyor ve bu oranlar birçok sistemde yüzde 95’in üzerinde bulunmuş durumda.

Önümüzdeki 5-10 yılda retina tedavilerinde en büyük sıçrama hangi teknolojilerden bekleniyor?

Kuru tip makula dejenerasyonu ile ilgili vitamin takviyesi dışında hastalığı daha etkili durduracak tedaviler yolda denebilir. Retinitis pigmentosa ve benzeri kalıtsal retinal hastalıklarda umut vaat eden genetik dönüştürücü tedaviler gelebilir. Yine uzun etkili enjeksiyon sistemleri hastalarımızı sık iğne olmaktan kurtaracak gibi. Cerrahi alanda devrim değilse de son 20 yılda sürekli modernleşen sayısız cihazın kullanıma girmesi söz konusu, bu cihaz ve aletler göz içinde mikro cerrahi içeren tüm manevralarda işimizi kolaylaştırıyor. Üç boyutlu görüntüleme sistemleri sayesinde ise yakın gelecekte robotlarla uzaktan göz cerrahisi yapabilmek de mümkün olacak gibi.

Doç. Dr. Burak Erden Kimdir?

1976 yılında İstanbul Üsküdar’da doğdum. İlkokulu Paşakapısı İlköğretim Okulu’nda, liseyi Sankt George Avusturya Lisesi’nde bitirdim. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’ndeki (nam-ı diğer Çapa) tıp eğitimimin ardından 2002 yılında Beyoğlu Göz Eğitim Araştırma Hastanesi’nde göz ihtisasına başladım. 2007 yılında sayın hocam Prof. Dr. Ziya Kapran’ın 2005 yılında bana verdiği “Epiretinal Membranlarda Cerrahi Sonuçlarımız” isimli retina tezini vererek göz uzmanı oldum ve retinayla ilgili yoğun çalışmalarım başlamış oldu. Askerlik ve mecburi hizmet görevlerimi Derince Asker Hastanesi ve Kars Devlet Hastanesi’nde yaptım. 2010 yılında eğitim görevlisi alımı için Sağlık Bakanlığının sınavına girerek Okmeydanı Eğitim Araştırma Hastanesi’nde klinik başasistanı oldum ve retina departmanın başında çalışmaya başladım. 2020 yılında doçent ve öğretim görevlisi oldum. 2021 yılında devletteki 19 yıllık görevimden ayrılıp özel sektöre geçtim. Halen Dünyagöz Hastaneleri bünyesinde retina alanında hasta takip ve tedavisi yapmaktayım. 


 

Görüşlerinizi Paylaşın