X
Kelime:
Kategori:
Tarih:
RadDatePicker
Open the calendar popup.
ile
RadDatePicker
Open the calendar popup.
 

Bülten Ana Sayfasına Dön

Nitrik Oksit ve Oral Mikrobiyom: Gizli Bağlantı

Nitrik Oksit ve Oral Mikrobiyom: Gizli Bağlantı

Dr. Dt. Doruk Altıok

2012-2016: TED Ankara Koleji Lisesinden mezun oldu.
2016-2021: Başkent Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesini bitirdi.
2021-2025: Başkent Üniversitesi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalında doktorasını tamamladı.
2022-2025: Başkent Üniversitesi Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalında Araştırma Görevlisi olarak çalıştı.
2025- : Özel Ridens Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniğinde çalışmalarına devam etmektedir. 

Dr. Dt. Mehmet Dikmen
1994 - 2001 TED Ankara Koleji Lisesinden mezun oldu.
2001 - 2007 Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesini bitirdi.
2006 - 2007 University of Milano`da Erasmus Programına katıldı.
2007 - 2012 Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Tedavi ABD doktorasını tamamladı.
2012 - 2014 Columbia Üniversitesinde Dr. Dennis Tarnow direktörlüğündeki Uluslararası Implant
Ağız sağlığını yazanlar Programını bitirdi.
2014 - Özel Ridens Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniğinde çalışmalarına devam etmektedir.

 

Bir insanın hayatla bağlantısını oluşturan eylemlerin başında nefes almak, beslenmek ve iletişim kurmak gelmektedir. Bu üç eylem her ne kadar birbirinden farklı da olsa hepsinin bağlandığı ortak noktalar mevcuttur. Bu ortak noktaların belki de en barizi hepsinin başlangıç noktasını oluşturan ağız ve içinde bulunan -diş, diş eti, alveoler kemik, oral mukoza vb.-yapılardır.

Bu bağlantı, ağız gibi kompleks bir boşluğun bakımının önemini gözler önüne sermektedir. Ağız; sindirim sistemi, solunum sistemi, orofasiyal yapılar ve dolaylı olarak endokrin sistem, sinir sistemi, psikiyatrik durumlar tarafından etkilenir ve bu yapıları da karşılıklı olarak etkiler.

Oral Mikrobiyom ve Sistemik Sağlık

Ağız boşluğu (oral kavite) bakteri, mantar, virüs gibi mikroorganizmalar ile doludur. Bu mikroorganizmalar ile sağlıklı bir denge halini korumak mümkün olduğu kadar dengesiz bir hastalık durumuna evrilmesi de mümkündür. Bu denge durumunun korunması için ağızda var olan mikroorganizmaların ve mikro-çevrenin yani mikrobiyomun iyi anlaşılması elzemdir.

Dünya çapında insan mikrobiyomlarını araştıran “Human Microbiome Project” kapsamında yapılan gözlemsel çalışmaların sonucunda ağız ortamında farklı bölgelerde en çok bulunan bakterilerin Firmicutes/Bacillota olduğu kanıtlanmıştır 1,2. Bu bakteri filumu Streptococcus ve Lactobacillus gibi özellikle çürük oluşumunda etkili olan bakteri ailelerini içerir. Diş eti hastalığına (periodontitis) sebep olan bakterilerin bulunduğu Bacteroidetes filumu bakterileri ise ağız ortamındaki hücrelerin ortalama olarak %15-17’sini oluşturmaktadır 1,2. Mantar olarak Candida ve Aspergillus türleri ile virüs olarak HSV-1, HPV gibi virüsler de sağlıklı insanlarda genellikle asemptomatik olarak varlığını sürdürmektedir 3.

Bu hücrelerin dağılımının, yani dengesinin, bozulmasına ise “disbiyozis” adı verilir ve bu durum hem oral hem de sistemik hastalıklarla ilişkilendirilmektedir 4. Bu hastalıklara örnek olarak Tip 1 Diabetes Mellitus gibi metabolik hastalıklar, Romatoid Artrit gibi otoimmün hastalıklar, C-Reaktif Protein (CRP) ve İnterlökin-6 (IL-6) gibi sitokinler ile ilişkili kronik inflamatuar hastalıklar verilebilir 4.

Serbest Radikaller ve Nitrik Oksit

Serbest radikaller, bir veya birden fazla eşleşmemiş elektron içeren, biyolojik maddelerle kolayca tepkimeye giren ve oksidatif stres oluşturabilecek atom veya moleküllerdir 5. Serbest radikaller genel olarak üç grupta incelenebilir, reaktif oksijen türleri (ROT / ROS), reaktif nitrojen türleri (RNT / RNS) ve oksijen ya da nitrojen içermeyen türler5. RNT’ler içinde ise üç ana bileşik vardır, nitrik oksit (NO•), peroksinitrit (ONOO•) ve nitrojen dioksit (NO2•) 6

RNT’lerin en bilineni NO’dur. NO her ne kadar peroksinitrit veya nitrojen dioksit

kadar reaktif olmasa da vücutta biyolojik süreçler sonucunda üretilebilmesi, oksijen / nitrojen türleri ile reaksiyona girip birden fazla toksik, kanserojen ve hasar verici maddeler üretebilmesi ve su ile yağda çözülebilmesi açısından insan sağlığı için büyük önem arz etmektedir 6.

Ancak NO vücutta aynı zamanda homeostazın sağlanmasında da çok önemlidir. NO gerek otokrin (salgılandığı hücrenin kendisine) gerek ise parakrin (salgılandığı hücrenin yakınındaki hücrelere) etki ile hücre içi ve hücreler arası sinyal yolaklarını etkilemektedir. Bu etkiler NO’nun nitrozasyon ve nitrasyon etkileri ile çözülebilir guanilil siklazın aktivasyonu ile cGMP üretilmesi üstünden sağlanmaktadır 7.

Hücreler tarafından iletişim aracı olarak kullanılan NO’yu üreten üç ana NO sentaz (NOS) vardır. Bunlar vücutta bulundukları yerlere ve özelliklerine göre isimlendirilir; endotelyal NO (eNOS), nöronal NO (nNOS) ve indüklenebilir NO (iNOS). eNOS endotelyal hücrelerde bulunur ve damarların tonusu ve endotelyal bütünlüğü sağlamakla görevlidir, nNOS merkezi ve çevresel sinir iletiminde görevlidir, iNOS ise makrofajlarda bulunur ve bakteri, virüs ve tümör hücreleri ile savaşmakta görevlidir 7. nNOS ve eNOS homodimerleri vücudun başka yerlerinde de bulunur ve kalsiyum ve kalmoduline bağlı olarak çalışır.

NO’nun bilinen ve belki de en önemli etkisi damarların tonusunu ve genişliğini etkileyerek kan basıncının düzenlenmesinde rol almasıdır.

Vücutta Nitrik Oksit Üretimi

Nitrik oksit oral yapılarda birden fazla şekilde üretilebilmektedir ve genel olarak oral yapılardaki kanlanmadan ve bağışıklıktan sorumludur. Üretim yollarından ilki yukarıda anlatılan NOS-bağımlı NO üretimidir, nNOS ve eNOS ağızda genel olarak tükürük bezlerinin çevrelerindeki yapılarda bulunmaktadır. İkinci üretim yolu ise nitrat-nitrit-NO yolağı ismi verilen ve nitratın çeşitli biyolojik süreçlerden sonra NO’ya dönmesini sağlayan birtakım tepkimeleri anlatan yolaklardır. Bu yolaklar beslenme ile alınan nitratlardan,

bağırsak-tükürük döngüsünden ve oral dokularda bulunan bakterilerden beslenmektedir 7.

Yukarıda bahsedildiği gibi oral dokularda genel sağlığı da etkileyen bir mikrobiyom ve mikrobiyota vardır. Bu ortam aynı şekilde NO üretiminde de rol almaktadır. Özellikle ağızda bulunan S.mitis, S. salivarius, S. aureus, Nocardia / Corynebacterium / Veillonella türleri, N. flavescens, R. mucilaginosa özellikle bu yolakları aktif olarak çalıştıran türlerdir 7,8,9. Bu türlerin ortak özelliği genellikle dilin kriptalarında, yani oksijenin her zaman bulunmadığı ortamlarda, bulunmalarıdır. Bu sebeple bu hücreler oksijenin olmadığı ortamlarda nitrojeni ve nitrojen türevlerini metabolize edebilirler yani fakültatif anaerob bakterilerdir. Bu bakteriler vücutta nitratın nitrite çevrilmesinde belki de en önemli yol olabilir 7, özellikle NOS-bağımlı NO üretiminin yetersiz olduğu durumlarda vücudun en önemli NO kaynağı oral ortamdır 9.

Nitrik Oksit ve Oral Mikrobiyom

NO’nun sistematik etkilerinden en güçlüsü olan vazodilatör etki yukarıda bahsedildiği gibi vücutta çok etkilidir ve bu sebeple NO’nun düşüklüğü hipertansiyon ve kardiyovasküler hastalıklar için bir risk faktörü olarak kabul edilebilir.

NO’nun en büyük üretim merkezlerinin ağızda bulunan bakteriler ve beslenme ile alınan nitratlar olduğundan yukarıda bahsedilmişti. Bu sebeple oral mikrobiyotanın ve beslenmenin NO kaynaklı sistemik sağlıkta da önemli olması şaşırtıcı değildir, keza periodontal sağlığın bozulmasının diyabet ve kardiyovasküler hastalıklarla ilişkili olduğu kanıtlanmıştır 3,9. Özellikle Barbadoro ve arkadaşlarının 2021 yılında yaptıkları çalışmada ağızda bulunan Neisseria subflava isimli bakterinin ağızda varlığının normal tansiyon seviyeleri ile ilişkilendirilebileceği gösterilmiştir 9. Vanhatalo ve arkadaşlarının 2018 yılında yaptıkları çalışmada ise oral ortamda Rothia ve Neisseria türlerinin çokluğu ile Prevotella ve Veillonella türlerinin azlığının vücutta daha yüksek NO biyoyararlanımı ile ilişkili olduğu gösterilmiştir 8. Aynı çalışmada hastalara verilen nitrat içerikli besin takviyelerinin Rothia ve Neisseria türlerini çoğalttığı, Prevotella ve Veillonella türlerini azalttığı ve özellikle ~ 74 yaş ortalamadaki hasta grubunda tansiyonu düşürdüğü izlenmiştir. Bu sebeple araştırmacılar probiyotik beslenmeyle birlikte oral mikrobiyomun dengesinin sistemik sağlıkta önemini göstermişlerdir.

Bunların ışığında ağız sağlığının ve beslenmenin sistemik sağlığa olan etkileri farklı bir açıdan daha gözler önüne serilmiştir. Okurlarımıza bu sebeple düzenli olarak ağız ve diş sağlığı kontrollerini diş hekimlerine yaptırmalarını öneriyoruz.

KAYNAKÇA

1 Lazarevic V, Whiteson K, Huse S, Hernandez D, Farinelli L, Osterås M, Schrenzel J, François P. Metagenomic study of the oral microbiota by Illumina high-throughput sequencing. J Microbiol Methods. 2009 Dec;79(3):266-71.

2 Ahn J, Yang L, Paster BJ, Ganly I, Morris L, Pei Z, Hayes RB. Oral microbiome profiles: 16S rRNA pyrosequencing and microarray assay comparison. PLoS One. 2011;6(7):e22788.

3 Nayak, S. C., Latha, P. B., Kandanattu, B., Pympallil, U., Kumar, A., Banga, H. K., ... & Banga, H. K. (2025). The oral microbiome and systemic health: bridging the gap between dentistry and medicine. Cureus, 17(2).

4 Guo, Z. L., Cui, M. W., Dong, Y. L., & Wang, S. (2026). The oral microbiome as a regulatory hub for systemic health: a systematic review of mechanistic links and clinical implications. Journal of Oral Microbiology, 18(1).

5 Zhu, L., Luo, M., Zhang, Y., Fang, F., Li, M., An, F., ... & Zhang, J. (2023). Free radical as a double-edged sword in disease: Deriving strategic opportunities for nanotherapeutics. Coordination chemistry reviews, 475, 214875.

6 Martemucci, G., Costagliola, C., Mariano, M., D’andrea, L., Napolitano, P., & D’Alessandro, A. G. (2022). Free Radical Properties, Source and Targets, Antioxidant Consumption and Health. Oxygen, 2(2), 48-78.

7 Hezel, M. P., & Weitzberg, E. (2015). The oral microbiome and nitric oxide homoeostasis. Oral diseases, 21(1), 7-16.

8 Vanhatalo, A., Blackwell, J. R., L’heureux, J. E., Williams, D. W., Smith, A., van der Giezen, M., ... & Jones, A. M. (2018). Nitrate-responsive oral microbiome modulates nitric oxide homeostasis and blood pressure in humans. Free Radical Biology and Medicine, 124, 21-30.

9 Barbadoro, P., Ponzio, E., Coccia, E., Prospero, E., Santarelli, A., Rappelli, G. G., & D'Errico, M. M. (2021). Association between hypertension, oral microbiome and salivary nitric oxide: a case-control study. Nitric Oxide, 106, 66-71.



 

Görüşlerinizi Paylaşın