Kanda Alzheimer Biomarkerları Tanıyı Kolaylaştırıp Tedaviye Umut Olabilir
Uzm.Dr. Tutku Taşkınoğlu
Alzheimer, hasta ve ailesi için hem tanı hem de tedavi açısından tıpkı ismi kadar zor bir hastalıktır. Beyindeki sinir hücreleri (nöron) hasar görür ve yok olur. Nöronlar, düşünme, konuşma ve yürüme dahil tüm insan aktiviteleri için gereklidir. İlk hasar gören nöronlar, hafıza, dil ve düşünmeden sorumlu nöronlardır; bu nedenle Alzheimer hastalığının ilk belirtileri hafıza, dil ve düşünme (bilişsel) sorunlarıdır. Ayrıca bireylerde ilgisizlik, kafa karışıklığı ve artan şüphe ve korku gibi ruh hali, kişilik veya davranış değişiklikleri gelişebilir.
Bu semptomlar etkilenen bireyler için yeni olsa da bunlara neden olan beyin değişiklikleri semptomlardan 20 yıl veya daha uzun bir süre önce başlar. Yıllar boyunca beyin, bireylerin normal işlevlerini sürdürebilmeleri için alternatif nöron ağları kullanarak değişiklikleri telafi eder. Ama bir süre sonra artık telafi edemediğinde ve bilişsel sorunlar kişinin araba kullanma, yemek pişirme veya temizlik gibi günlük işlerini yapma becerisini engellediğinde bunama (demans) meydana gelmiş olur.
Alzheimer hastalığı ilerleyicidir, yani beyin değişir ve semptomlar zamanla kötüleşir. Yıldan yıla ne kadar hızlı ilerlediği ve hangi yeteneklerin etkilendiği kişiden kişiye değişir. Tüm insanlar gibi, Alzheimer hastalarının da iyi ve kötü günleri olur. İyi günlerde bilişsel becerileri belirgin şekilde gelişebilir ve günlük aktivitelerini daha iyi yerine getirebilirler. Kötü günlerde ise bilişsel becerileri daha kötü olabilir ve günlük aktivitelerini yerine getirmekte daha fazla zorluk çekebilirler. Her gün ve günden güne oldukça farklı olabilir.
Alzheimer hastalığı nihayetinde ölümcüldür, ancak Alzheimer'lı birçok kişi ileri yaşta ortaya çıkan diğer yaygın, eşlik eden rahatsızlıklardan hayatını kaybetmektedir. Araştırmalar, 65 yaş ve üzeri kişilerin Alzheimer demansı teşhisinden sonra ortalama dört ila sekiz yıl hayatta kaldığını, ancak bazılarının 20 yıla kadar yaşadığını göstermektedir. Bunu etkileyen birçok faktör vardır. Bunlar arasında teşhis anındaki yaş, hastalığın teşhis anında ne kadar ilerlediği ve bireylerin yaşam süresini kısaltabilecek veya bakımı zorlaştırabilecek başka sağlık sorunları olup olmadığı yer alır.
Alzheimer hastalığını önlemenin kanıtlanmış bir yolu yoktur ve şu anda bir tedavisi de yoktur. Bununla birlikte, demans için çeşitli değiştirilebilir risk faktörleri tespit edilmiştir ve bu risk faktörlerinin ele alınması, semptomların başlangıcını geciktirebilir ve daha uzun yıllar sağlıklı yaşamayı sağlayabilir.
Demans mı, Alzheimer hastalığı mı?
Demans ile Alzheimer hastalığı farklıdır. Demans, belirli bir semptom grubunu ifade eden genel bir terimdir. Demans semptomları; hafıza, dil ve problem çözme sorunları; konsantrasyon güçlüğü, düşünceleri anlama ve ifade etmede zorluk yer alır. Demans semptomları, beyindeki değişikliklerin bir sonucudur. Birçok farklı durum demans semptomlarına neden olabilir.
Alzheimer hastalığı ise demans belirtilerinin nedenlerinden biridir. Alzheimer hastalığı, demansın en yaygın nedeni olsa da tek nedeni değildir. Serebrovasküler hastalıklar, beynin ön ve temporal loblarının dejenerasyonu ve Lewy cisimcikleri adı verilen proteinlerin birikmesi gibi nedenler de demansa neden olabilir. Alzheimer hastalığında beyindeki değişiklikler, (1) beta-amiloid protein parçasının nöronların dışında (beta-amiloid plaklar) birikmesi ve (2) nöronların içinde anormal bir tau protein formunun (tau yumakları) birikmesidir. Ayrıca beynin ana yakıtı olan glikozu kullanma yeteneğini azalır. Yaşlılıkta, bilişsel olarak sağlıklı kişilerde bile bir dereceye kadar beyin atrofisi yaygın olsa da Alzheimer demansı olan kişilerde atrofi hızlanır. Demansın Alzheimer hastalığından kaynaklanıp kaynaklanmadığını anlamak için bazı görüntüleme (MR, PET gibi) yöntemleri ve beyin omurilik sıvısı (BOS) testleri yapılır.
Beyindeki değişikliklerin zamanlaması
Araştırmalara göre beta-amiloid seviyeleri semptomların gelişmeden 20 yıl kadar önce artmaya başlıyor. Nöron dejenerasyonun bir belirteci kabul edilen nörofilament hafif zincir proteini, semptomların başlamasından ortalama 22 yıl önce artmaya başlıyor. Tau proteininin seviyeleri, Alzheimer hastalığının karakteristik olgun tau yumakları ortaya çıkmadan yirmi yıl kadar önce artar. Ayrıca glikoz metabolizmasının beklenen semptomların başlamasından 18 yıl önce azalmaya başladığı ve beyin atrofisinin beklenen semptomların başlamasından 13 yıl önce başlamaktadır.
Bu beyin değişiklikleri Alzheimer hastalığının biyobelirteçleridir. Biyobelirteçler, bir hastalığın varlığını veya yokluğunu ya da bir hastalıktan kaynaklanan semptomların gelişme riskini göstermek için ölçülebilen biyolojik değişkenlerdir. Ö rneğin, kandaki glikoz seviyesi diyabetin bir biyobelirteci ve kolesterol seviyesi, lipid metabolizmasının bir biyobelirtecidir.
Alzheimer hastalığı biyobelirteçleri ise Tau ve amyloid proteinleridir. Çok uzun zamandır lomber ponksiyonla (omurilik kanalına bir iğne sokularak) alınan beyin omurilik sıvısında (BOS) anormal beta-amiloid ve tau seviyeleri belirlenebilmekte ve pozitron emisyon tomografisi (PET) olarak bilinen bir görüntüleme tekniği ile beta-amiloid ve tau'nun beyinde nerede biriktiği gösterilebilmektedir.
Son zamanlarda da birçok farklı araştırma grubu Alzheimer hastalığı için kan testleri üzerinde çalışmaktadır, belki de gelecek yüzyılın en önemli sağlık problemlerinden biri olacak olan hastalık için tünelin ucunda bir ışık görülmüş olabilir. Şimdiye kadar sadece beyin omurilik sıvısında ve görüntüleme yöntemleri ile tanısını koymaya çalıştığımız Alzheimer için hastalığı erken evrede tespit edebilecek bir kan testine daha yakınız.
Her hastalık gibi Alzheimer için de erken ve doğru tanı önemlidir. Çünkü şu anda kullanılabilen tedaviler hastalığın erken evrelerinde en etkilidir. Yakın zamanda FDA tarafından erken dönem semptomatik Alzheimer'lı yetişkinler için onaylanan Donanemab gibi yeni tedaviler, beyinde amiloid plak varlığının doğrulanmasını gerektiriyor ve bu amaçla altın standart PET ve BOS testleri kabul ediliyor. Alzheimer hastalığı için tedaviler mevcut hale geldikçe, uygun hastaları belirlemek için doğru, ölçeklenebilir ve daha az invaziv testlere sahip olmamız kritik önem taşımaktadır.
Alzheimer's and Dementia dergisinde yayımlanan yeni bir çalışmada, plazma pTau217 testi ve Aβ42/40 oran testi olmak üzere iki kan testinin birleştirilmesinin, mevcut 'altın standart' yöntemler kadar iyi performans gösteriyor. Üstelik lomber ponksiyondan çok daha az invaziv.
Test, bilişsel bozukluk belirti ve semptomları gösteren 50 yaş ve üzeri yetişkin hastalarda Alzheimer hastalığıyla ilişkili amiloid plakların erken teşhisi için önerilmektedir. Elbette test, birinin hayatının ilerleyen dönemlerinde Alzheimer hastalığına yakalanıp yakalanmayacağını tahmin edemiyor ama daha erken tanı konulmasını sağlayabilir ve Alzheimer ile diğer demans türleri arasında ayrım yapmamıza yardımcı olabilir. Alzheimer'ın varlığını doğrulama yeteneğini artırabilir. Alzheimer'ı hastalığın erken evrelerinde, henüz hafif bilişsel bozukluklar olduğu sırada yani erken evrede tespit ederek tedaviye başlamak hastalığın ilerlemesini yavaşlatabilir.
Testin yalnızca 50 yaş üstü ve hastalık belirtileri gösteren kişiler için bir tanı aracı olarak onaylandığını ve tarama veya tek başına bir test olarak tasarlanmadığını unutmamamız gerekiyor. Ama böyle bir test hastalığın zaman içindeki ilerlemesini izlemek için kullanılabilir.
Yeterince hassas kan testlerimiz varsa, Alzheimer'ın ilerlemesini yavaşlatacak bir tedavi uyguladığımız hastada amiloidi düşürdüğümüzü yani tedavi etkinliğini takip edebiliriz veya amiloid tekrar artmaya başladığında nüksü fark edip müdahale edebiliriz.
Diğer taraftan kan testinin tarama için onaylanması durumunda, teorik olarak öngörücü bir şekilde kullanılabilir ve kardiyovasküler hastalık risk skoru gibi bir Alzheimer risk skoru sağlayabiliriz.
Sağlıklı mı? Alzheimer mı?
|
Alzheimer Demansının Belirtileri
|
Tipik Yaşa Bağlı Değişiklikler
|
|
Günlük yaşamı aksatan hafıza kaybı
|
Yakın zamanda öğrenilen bilgilerin unutulması
Aynı soruları tekrar tekrar sormak
Daha fazla hafıza yardımcılarına (hatırlatıcı notlar veya aile üyelerine) ihtiyaç duymak
|
Bazen isimleri veya randevuları unuturuz ama sonradan hatırlarız
|
|
Planlama veya problem çözmede zorluklar
|
Bildikleri bir tarifi veya aylık faturaları takip etmekte ve konsantre olmakta zorluk çekebilir ve işleri eskisinden daha uzun sürede halledebilirler
|
Finansal veya ev faturalarını yönetirken ara sıra hatalar yapmak.
|
|
Bilinen görevleri tamamlamada zorluk
|
Tanıdık bir yere gitmekte, alışveriş listesi düzenlemekte veya en sevdikleri oyunun kurallarını hatırlamakta zorluk çekerler
|
Bazen mikrodalga ayarlarını veya televizyon programını kaydetmeyi beceremeyebiliriz
|
|
Zaman veya mekan karışıklığı
|
Tarihleri, mevsimleri ve zamanın akışını unutabilirler. Bir şey hemen gerçekleşmiyorsa, onu anlamakta zorluk çekebilirler. Bazen nerede olduklarını veya oraya nasıl geldiklerini unutabilirler.
|
Haftanın hangi günü olduğunu karıştırıyorum ama sonradan çözüyorum
|
|
Görsel imgeleri ve uzamsal ilişkileri anlamada sorun yaşama
|
Mesafeyi algılama ve renk ve kontrastı belirleme konusunda da sorun yaşayabilirler
Araç kullanırken sorunlara yol açabilir.
|
Katarakta bağlı görme değişiklikleri.
|
|
Konuşma veya yazmada yeni kelime sorunları
|
Bir sohbeti takip etmekte veya katılmakta zorluk çekebilirler. Bir sohbetin ortasında durup nasıl devam edeceklerini bilemeyebilirler veya sözlerini tekrarlayabilirler. Kelime dağarcığı konusunda zorluk çekebilir, tanıdık bir nesnenin adını söylemekte zorlanabilir veya yanlış isim kullanabilirler
|
Bazen doğru kelimeyi bulmakta zorluk çekiyoruz.
|
|
Eşyaları yanlış yere koyma ve adımları geriye doğru takip etme yeteneğini kaybetme
|
Eşyalarını alışılmadık yerlere koyabilirler. Eşyalarını kaybedebilir ve onları bulmak için adımlarını geriye doğru takip edemeyebilirler. Hastalık ilerledikçe, başkalarını hırsızlıkla suçlayabilirler.
|
Zaman zaman eşyaları yanlış yere koymak ama onları bulmak için adımları geriye doğru izleyebilir
|
|
Azalmış veya zayıf muhakeme
|
Muhakeme veya karar verme süreçlerinde değişiklikler yaşayabilirler. Kişisel bakımlarına veya temizliğe daha az dikkat edebilirler.
|
Bir kararın tüm detaylarının düşünülmemesi nedeniyle ara sıra kötü kararlar almak veya hata yapmak
|
|
İşten veya sosyal aktivitelerden çekilme
|
Hobilerinden, sosyal aktivitelerinden veya diğer meşguliyetlerinden uzaklaşabilirler. Tuttukları bir spor takımına veya aktiviteye ayak uydurmakta zorluk çekebilirler.
|
Bazen ailevi ve toplumsal sorumluluklara karşı ilgisizlik hissetmek.
|
|
Ruh hali, kişilik ve davranış değişiklikleri
|
Ruh hali ve kişilikleri değişebilir. Kafaları karışabilir, şüpheci, depresif, korkak veya kaygılı olabilirler. Evde, işte, arkadaşlarıyla veya konfor alanlarının dışında olduklarında kolayca üzülebilirler.
|
İşleri yapmanın çok belirgin yollarını geliştirmek ve bir rutin bozulduğunda sinirlenmek.
|