GLP-1 Tedavisi Sonrası Kilo Seyri: Gerçek Yaşam Verileri Yeni Bir Perspektif Sunuyor
Uzm.Dr. Tahir İsmailoğlu
Son yıllarda hızla yaygınlaşan Glukagon peptit 1 (GLP-1) temelli kilo verme ilaçları,özellikle semaglutid etken maddeli Ozempic ve tirzepatid etken maddeli Mounjaro, hakkında en büyük soru işaretlerinden biri, tedavi bırakıldığında ne olacağıydı.
GLP-1 Bırakılınca Kilolar Geri Mi Alınıyor? Yeni Araştırma bize ne diyor?
Klinik çalışmalardan gelen erken veriler, bu ilaçların bırakılmasının ardından hızlı ve belirgin kilo geri alımı yaşanabileceğini öne sürüyordu. Öyle ki, semaglutid için randomize kontrollü bir çalışma (RCT) olan STEP 1 çalışmasında, kullanım bırakıldıktan sonra hastaların ortalama olarak kaybettikleri kilonun üçte ikisini geri aldıkları ve kardiyometabolik iyileşmelerin tersine döndüğü belirtilmişti. Benzer şekilde, SURMOUNT-4 çalışmasında, tirzepatid kullanımı bırakıldıktan sonra katılımcıların sadece %17'sinin elde edilen kilo kaybının en az %80'ini koruyabildiği ortaya konmuştu.
Ancak Cleveland Clinic tarafından yürütülen yeni ve geniş kapsamlı bir gerçek yaşam analizi, bu çalışmalara karşıt sonuçların olabileceğini açıklıyor.
Yaklaşık 8.000 hastayı kapsayan çalışma, GLP-1 tedavisini bırakan bireylerin çoğunda dramatik kilo geri alımının görülmediğini ortaya koyuyor. Araştırmaya dahil edilen 7.938 yetişkin, obezite veya tip 2 diyabet tedavisi amacıyla semaglutid ya da tirzepatid kullanmış, ardından 3 ila 12 ay içinde tedaviyi bırakmış kişilerden oluşuyor. Araştırmacılar, bu hastaların tedavi sonrası süreçte nasıl bir yol izlediğini ve kilo değişimlerini bir yıl boyunca takip etti.
Elde edilen bulgular, bireylerin önemli bir kısmının tedavi sonrasında kilolarını koruyabildiğini, hatta bazı durumlarda kilo vermeye devam ettiğini gösteriyor.
Obezite tedavisi gören hastalar, ilaç kullanım sürecinde ortalama %8,4 oranında kilo kaybederken, tedaviyi bıraktıktan sonraki bir yıl içinde yalnızca %0,5 oranında kilo geri aldı.
Tip 2 diyabet hastalarında ise daha dikkat çekici bir tablo ortaya çıktı: Bu grup ilaç kullanımı sırasında ortalama %4,4 kilo kaybederken, tedavi sonrası dönemde ortalama %1,3 ek kilo kaybı yaşamaya devam etti.
Sonuçlar tüm hastalar için aynı değil!
Bununla birlikte sonuçlar tüm hastalar için aynı değildi. Obezite grubundaki bireylerin %55’i tedavi sonrasında kilo alırken, %45’i kilo vermeye devam etti veya kilosunu korudu.
Diyabet grubunda ise bu oranlar daha olumlu bir dağılım gösterdi; hastaların %56’sı kilo kaybını sürdürdü veya stabil kaldı.
Bu bulguların, önceki randomize klinik çalışmalarla çelişiyor gibi görünmesinin önemli bir nedeni var. Klinik çalışmalarda hastalar genellikle tedaviyi tamamen bırakırken, gerçek yaşamda bireyler daha esnek ve dinamik bir yaklaşım benimsiyor. Araştırmayı yöneten Hamlet Gasoyan’a göre, birçok hasta tedaviyi bıraktıktan sonra tamamen “boşluğa düşmüyor”; aksine alternatif stratejilere yöneliyor. Aradaki bu farkın da çalışmanın sonucuna yansıdığı belirtiliyor.
Nitekim çalışma, hastaların tedavi sonrası dönemde aktif olarak farklı çözümler aradığını gösteriyor. Katılımcıların %27’si başka bir kilo verme ilacına geçerken, %20’si bir süre sonra aynı tedaviye yeniden başlıyor. %14’lük bir kesim ise diyetisyenler ve egzersiz uzmanları eşliğinde yaşam tarzı odaklı programlara devam ediyor. Metabolik veya bariatrik cerrahiye başvuranların oranı ise %1’in altında kalıyor.
Tedavinin bırakılma nedenleri incelendiğinde ise en belirleyici faktörün ekonomik olduğu görülüyor. Yüksek maliyetler ve sigorta kapsamı eksikliği, hastaların bu ilaçları bırakmasındaki en yaygın neden olarak öne çıkıyor. Yan etkiler de bir diğer önemli etken. Ayrıca tip 2 diyabet hastalarının, obezite hastalarına kıyasla tedaviye yeniden başlama olasılığının daha yüksek olduğu dikkat çekiyor; bu durumun, diyabet ilaçlarının sigorta tarafından daha yaygın karşılanmasıyla ilişkili olduğu düşünülüyor.
Sonuç olarak bu çalışma, GLP-1 tedavilerinin bırakılmasının “herkes için kaçınılmaz kilo geri alımı” anlamına gelmediğini ortaya koyuyor.
Aksine, sürdürülebilir kilo yönetiminin ilaçtan bağımsız olarak da mümkün olabileceğini, ancak bunun büyük ölçüde devam eden destek, alternatif tedaviler ve yaşam tarzı değişikliklerine bağlı olduğunu vurguluyor. Bu sonucu ile de yani bir bakış açısı sunuyor bizlere. O da şu, “İlacı bıraktın = kesin kilo geri gelir” algısı her zaman doğru olmayabilir. Gerçek hayat verisi, doğru stratejiyle bırakırsan kilo korunabilir! Araştırmacılar, obezitenin kronik bir durum olduğunu ve başarılı yönetim için kişiselleştirilmiş, uzun vadeli bir yaklaşım gerektiğini özellikle belirtiyor.
Kaynaklar:
- https://www.sciencedaily.com/releases/2026/03/260319044648.htm
- J. P. H. Wilding, R. L. Batterham, M. Davies, et al., “Weight Regain and Cardiometabolic Effects After Withdrawal of Semaglutide: The STEP 1 Trial Extension,” Diabetes, Obesity & Metabolism 24, no. 8 (2022): 1553–1564, https://doi.org/10.1111/dom.14725.
- L. J. Aronne, N. Sattar, D. B. Horn, et al., “Continued Treatment With Tirzepatide for Maintenance of Weight Reduction in Adults With Obesity: The SURMOUNT-4 Randomized Clinical Trial,” Journal of the American Medical Association 331, no. 1 (2024): 38–48, https://doi.org/10.1001/jama.2023.24945.
- H.Gasoyan, R.Schulte, C.B. Boyer, N. J. Casacchia, W. S. Butsch, P. Le, A. Aminian, M. L. Griebeler, B. Burguera, M. B. Rothberg. Obesity Treatments and Weight Changes in Clinical Practice After Discontinuation of Semaglutide or Tirzepatide, https://doi.org/10.1111/dom.70660.