X
Kelime:
Kategori:
Tarih:
RadDatePicker
Open the calendar popup.
ile
RadDatePicker
Open the calendar popup.
 

Bülten Ana Sayfasına Dön

Sivrisineklerle Bulaşan West Nile Virüsü (Batı Nil Virüsü) Sınır Tanımıyor

Sivrisineklerle Bulaşan West Nile Virüsü  (Batı Nil Virüsü) Sınır Tanımıyor

Dr. Uğur Çiftçi

YUNANİSTAN’DA BÖLGESEL ÖLÜME SEBEP OLAN VAKALAR, TÜRKİYE İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?

Sivrisineklerle bulaşan bir enfeksiyon yeniden gündemde

Sivrisineklerle bulaşan hastalıkların başında sıtma (malarya) gelir. Geçmişte Türkiye'de çok yaygın olan bu paraziter hastalık, başarılı kontrol programları sayesinde yerli vaka olarak neredeyse tamamen bitirilmiştir. Sıtma dışında sivrisineklerle bulaşan Deng Humması, Zika ve Chikungunya  henüz Türkiye’de yerli vaka olarak rapor edilmemiştir.  Ancak sivrisineklerle bulaşan WNV (West Nile Virus) enfeksiyonu Türkiye’de  ulusal sürveyans kapsamında ilk olarak 2010 yılında tanımlandı  ve o yıl 47 vaka (12 doğrulanmış + 35 olası vaka) bildirilmiştir. 2019 yılında İstanbul’da bir salgın yaşanmış ve yaklaşık 20 kişi hastalık nedeniyle hastaneye yatmıştır. 2024 yılında ise Sağlık Bakanlığı, yıl içinde 90 yerel edinilmiş vaka ve 7 ölüm bildirmiştir.  

Yunanistan’daki WNV vakaları ve Türkiye için önemi

5 Ağustos 2026’da Yunanistan’da 6’sı ölümle sonuçlanan  65 WNV (Batı Nil Virusu) bildirilmiştir. Yunanistan ulusal referans laboratuvarı vakaların tümünün serolojik, moleküler ve moleküler sekanslama ile doğrulandığını, vakaların belirli bölgelerde belirgin şekilde yoğunlaşan kümelenmeler halinde olduğunu, salgının asıl merkez üssünün başkent Atina'yı da içine alan Attika bölgesi olduğunu bildirmiştir. Türkiye’de 2026 da WNV vakaları rapor edilmemiş olmakla birlikte  komşumuz Yunanistan’daki  bu vakalar, Türkiye açısından da yakından izlenmesi gereken bir halk sağlığı konusudur. Türkiye ile Yunanistan’ın coğrafi yakınlığı, benzer iklim ve ekolojik koşullara sahip olması, sivrisinek popülasyonlarının her 2 ülkede de bulunması ve yaz aylarında insan hareketliliğinin artması nedeniyle Türkiye’de de WNV enfeksiyonlarının ortaya çıkma veya yeniden görülme olasılığı göz ardı edilmemelidir.

Yunanistan’daki bu vakalar Türkiye açısından sürveyans ve erken tanının güçlendirilmesi gereken bir erken uyarı işareti olarak değerlendirilmelidir.

WNV nasıl bulaşır? Belirtileri nelerdir?

WNV esas olarak Türkiye’de de yaygın olarak bulunan Culex cinsi sivrisineklerin ısırmasıyla bulaşır. Virüsün doğal döngüsünde kuşlar önemli rezervuar konaklardır. Sivrisinekler enfekte kuşlardan virüsü alarak başka hayvanlara ve insanlara taşıyabilir.  Öpüşme, dokunma, hapşırma ve ya cinsel ilişki gibi olağan temas yollarıyla insandan insana bulaşmaz. Virüsün yayılması için neredeyse her zaman bir sivrisinek ısırığı gereklidir.

İnsanların büyük bölümü enfekte olduğunu fark etmez veya hafif bir hastalık geçirir. Bununla birlikte bazı kişilerde ateş, baş ağrısı, halsizlik, kas ve eklem ağrıları, bulantı veya döküntü görülebilir. Daha az sayıda olguda ise menenjit, ensefalit ve diğer nörolojik hastalıklar gelişebilir. İleri yaş ve bağışıklık sisteminin baskılanması ağır hastalık açısından önemli risk faktörleridir.

2010 yılına kadar rapor edilmeyen WNV vakaları  ne değişti de tanımlanmaya  başlandı?

İklimin ısınması ve kuraklık sivrisinek sayısını artırdı, komşu ülkelerdeki bölgesel salgın sonrası kuşlar kanatlarında virüsü getirdi ve Türk tıp tanı kapasitesindeki gelişmeler o güne kadar büyük olasılık "açıklanamayan yaz menenjiti" sanılan vakalara doğru teşhisi koydu.Laboratuvar tanısı neden önemli?

WNV enfeksiyonunun klinik bulguları birçok viral ve bakteriyel enfeksiyonla benzerlik gösterebilir. Bu nedenle özellikle nöroinvaziv hastalık şüphesinde laboratuvar tanısı kritik öneme sahiptir.

Tanıda hastalığın evresine ve klinik tabloya göre serolojik testler ve moleküler yöntemler kullanılır, klinik veriler ile laboratuvar bulguları birlikte değerlendirilir. Moleküler epidemiyolojik çalışmalar ise virüsün hangi soya (lineage) ait olduğunu mutasyon geçirip geçirmediğini belirlemede kullanılır. Erken ve doğru laboratuvar tanısı yalnızca hastanın yönetimi için değil, toplumdaki olası yeni bulaşların ve bölgesel salgınların zamanında fark edilmesi açısından da önemlidir. Vakaların birçoğunu  hastalar fark etmeden veya hafif bir hastalık tablosu ile geçirdiklerinden sürveyans çalışmaları özellikle önemli olmaktadır. 

Korunmak mümkün mü?

WNV’ye karşı insanlar için kullanılan bir aşı yoktur. Korunmanın temelini sivrisinek ısırıklarından kaçınmak oluşturur. Sıtmadan korunmak  için alınan önlemler WNV için de  geçerlidir.

Bireysel korunma için, sivrisinek kovucu ürünler kullanılmalı, özellikle akşam ve sabah erken saatlerde uzun kollu ve bacakları örten giysiler tercih edilmeli, pencere ve kapılarda sineklik kullanılmalı, gerektiğinde uygun koşullarda cibinlik kullanılmalıdır.


Çevresel korunmaya ilişkin, ev ve işyerlerinin çevresindeki su birikintileri ortadan kaldırılmalı, saksı altlıkları, kovalar ve kullanılmayan kaplarda su bırakılmamalı, yağmur suyu biriktiren alanlar düzenli olarak boşaltılmalıdır.


Batı Nil Virüsünün Türkiye’de görülme olasılığını değerlendiren önceki yazılarımız için aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz: 

https://www.duzen.com.tr/tr/art/14043/yaz-enfeksiyonlari 

https://www.duzen.com.tr/tr/art/13861/bati-nil-virusu 

https://www.duzen.com.tr/tr/art/168/bati-nil-atesi-nedir



 

Görüşlerinizi Paylaşın