İklim değişimi-Neden 1,5 derece
“Geleceğe gelince, mesele onu tahmin etmek değil, onu mümkün kılmaktır.”
Antoine de Saint Exupéry, Citadelle, 1948
Küresel ısınma hedeflerinden birini aşıyoruz!
Dünya, küresel ısınma hedeflerinden birini yakında aşacak gibi görünüyor. Peki şimdi ne olacak?
Uzm.Vet.Hek. Yudum İki Yakın
Beklenen ama düşündürücü bir sonuç.
Uzmanlar, küresel sıcaklıkların Paris Anlaşması'nın en iddialı sıcaklık hedefini aşma yolunda olduğunu söyleyen yeni bir Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) raporunun bulgularını böyle tanımlıyor. UNEP'in 2025 Emisyon Açığı Raporu'ndaki modellemeler, önümüzdeki on yıl içinde küresel sıcaklıkların sanayi öncesi seviyelerin 1,5°C üzerine çıkmasının muhtemel olduğunu ortaya koydu. UNEP İklim Değişikliği Bölümü Direktörü Martin Krause, "Tüm uyarılara rağmen, dünya rekor seviyelerde sera gazı salmaya devam etti, bu nedenle bu sonuç beklenmedik değildi. Ama bu herkes için bir uyarı olmalı. İklim değişikliği gerçek, yaşanıyor ve eğer yakında bir şeyler yapmazsak sonuçları çok ağır olacak” dedi.
Isınmayı 1,5°C'nin altında tutma şansının teknik olarak bulunduğunu belirten Krause, gerçekleşme olasılığını ise düşük buluyor. Emisyon Açığı Raporuna göre; 1,5°C yoluna uyum sağlamak için sera gazı emisyonlarının 2035 yılına kadar yaklaşık %55 oranında azalması gerekiyor ancak bu oran ülkelerin vaat ettiğinden çok daha fazla. Daha ulaşılabilir, ancak yine de zor bir hedef ise ısınmayı 2°C ile sınırlamak. Bu da emisyonların 2035 yılına kadar yaklaşık %35 oranında düşmesini gerektiriyor. Mevcut ulusal taahhütler, tam olarak uygulanırsa, o tarihe kadar emisyonları yalnızca %12 ila %15 oranında azaltacak; bu da dünyayı hedeften çok uzak bırakacak.

Paris Anlaşması imzalanmasının üzerinden on yıldan fazla zaman geçmesine rağmen neden hala bir iklim felaketiyle karşı karşıyayız?
Dünya Meteoroloji Örgütü’nün (WMO/World Meteorological Organization) 175 yıllık gözlem kayıtlarına göre 2024 yılı en sıcak yıl oldu ve küresel ortalama yüzeye yakın sıcaklık, 1850-1900 ortalamasının 1,55°C üzerinde gerçekleşti. Aylık ve yıllık 1,5°C'lik ihlaller, dünyanın Paris Anlaşması'nın sıcaklık hedefine ulaşamadığı anlamına gelmemekle birlikte; bu hedef, tek tek ayları veya yılları değil, on yıllar boyunca uzun vadeli bir sıcaklık artışını ifade eder. Herhangi bir ay veya yıl için sıcaklıklar, El Niño/La Niña ve volkanik patlamalar da dahil olmak üzere doğal değişkenlik nedeniyle dalgalanabilir.
Sonuç olarak, uzun vadeli sıcaklık değişimleri genellikle on yıllık zaman ölçeklerinde değerlendirilir. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC/ Intergovernmental Panel on Climate Change) raporunda yer alan küresel ısınmayı 1,5°C ile sınırlayan ve geçici aşırı ısınmayı ortadan kaldıran veya sınırlı tutan küresel modelleme senaryolarına göre, küresel sera gazı emisyonları 2019 yılına kıyasla 2030 yılına kadar %43 oranında azalacak. Karbondioksit (CO2) emisyonları ise 2050 yılına kadar net sıfıra ulaşacaktır (IPCC).
Dünya Meteoroloji Örgütü'ne göre küresel modelleme senaryolarını uygulamaya yönelik davranışlar sergilenmez ise sıcaklıklar 2100 yılına kadar 3-5°C artabilir.
2°C'lik bir artış, tüm mercan resiflerinin yok olacağı anlamına gelirken, 1,5°C'lik bir artış, bazılarının hala var olacağı anlamına gelir. Ayrıca, sıcaklık 2°C artarsa Dünya'daki böceklerin %18'i yok olurken, 1,5°C'de bu oran %6'dır. 2°C'lik bir sıcaklık artışında insanların %37'si tehlikeli sıcak hava dalgalarından etkilenecek. Bu, 1,5°C'lik bir artışa kıyasla iki kat daha fazla.
Araştırmacıların "aşma" olarak adlandırdığı bu durumu mümkün olduğunca minimum ve kısa süreli tutmak kilit nokta. Raporda belirtilen yüzyılın sonundan önce sıcaklıkların 1,8°C'ye yükselip tekrar 1,5°C'nin altına düşeceği bir senaryo zor ama dünya denemekten vazgeçmemeli.
Neler yapılabilir?
Her şeyden önce, insanlığın fosil yakıtlara olan bağımlılığından kurtulması ve yenilenebilir enerji üretimini artırması gerekiyor. Bunu yapmak, sera gazı emisyonlarının yaklaşık dörtte üçünden sorumlu olan ve toplu olarak iklim taahhütlerini yerine getirme yolunda ilerlemeyen G20 ülkelerinin liderliğini gerektirmekte. Ayrıca, gelişmekte olan ülkeler için daha fazla mali destek ve küresel finansal mimarinin yeniden düzenlenmesi anlamına da geliyor. Bunlar siyasi iradelerin üzerine düşen görevler. UNEP İklim Değişikliği Bölümü Direktörü Krause, "İklim krizini sona erdirmek için teknolojiye ve bilgi birikimine sahibiz, ihtiyacımız olan şey siyasi irade" diyor.
Toplum olarak da bizler de bilim insanlarının önerilerini uygulamayı seçebiliriz: Yaşadığımız bölgede ağaçlandırmayı artırıp, daha az tüketip, daha az satın alma yapabilir, elektrikli arabalar gibi fosil yakıt yakmayan ulaşım araçlarını kullanabilir, mümkün ise ulaşımda yürüyüş veya bisiklet tercih edebiliriz.
Kaynaklar:
https://learnenglishteens.britishcouncil.org/study-break/video-zone/climate-change-why-does-15degc-matter
https://www.un.org/en/climatechange/science/climate-issues/degrees-matter
https://www.ipcc.ch/site/assets/uploads/sites/2/2022/06/SR15_Full_Report_LR.pdf
https://cordis.europa.eu/article/id/443111-if-we-go-over-1-5-then-what
https://www.unep.org/news-and-stories/story/world-likely-exceed-key-global-warming-target-soon-now-what