Bilim Tehlikede mi?
Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir.
Mustafa Kemal Atatürk, 22 Eylül 1924
Dr. Ayşe Ergüven, Ph.D Biol.
Bildiğiniz bilimsel çalışma metotlarınız ve araştırma yaptığınız kaynaklar aniden yok olabilir mi?
Bugün yaşadığımız olaylar bunun olabileceğini gösteriverdi. Bu yazı sadece moleküler biyoloji verileri ile ilgili gelişmelerin kısa bir özeti…
23andMe DNA veri analizi yapan bir internet sitesi ve bu dev veri kaynağına sahip olan site çöküş riskiyle karşı karşıya. Kişilerin kendilerine gönderilen bir kit ile DNA testi talepleri düşüşte diyor site yöneticileri, bu testlerin güvenilir olmadığını iddia eden araştırıcılar da ek olarak bu sitelere güvenilmemesi gerektiğini söylüyorlar.[1] Ocak 2025’te yayınlanan bu Nature makalesinden kısa bir süre önce de ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH) kapsamında olan bir programın katılımcılarına proje kapsamında elde edilen belirli genetik test sonuçlarına erişim sağlamayacağını okudum.[2] Bu iki konunun kısa zaman aralıkları ile ortaya atılması çok ilgimi çekti.
Mart 2025[3] de ise yine Nature dergisinde araştırma dünyasının en önemli bilgi kaynağı olan PubMed sitesine erişilemediğini okudum. Bu kısa süreli bir kesinti idi denilse bile en azından benim araştırma hayatımda daha önce hiç olmamıştı. Hatta aklımıza bile gelmiyordu böyle bir ihtimal!
Bu olaylar sanki birbirini takip ediyormuş gibi idi. Kısa zaman aralıkları ile dünyada veriye ulaşımın engellenmesinin sebebi ne olabilir derken 3 Mart 2025 tarihli Nature[4] dergisinde şöyle bir haber çıktı: “ABD bilimi tehdit altında! bilim insanları savaşıyor! Nedeni ise bilim alanında Trump tarafından yayınlanan kararnameler ile onun yetkilendirdiği kişilerin araştırma fonlarını kesmesi, yıllarını bilimsel araştırmalara vermiş saygın bilim insanlarının işten çıkarılmaları!
Bir ülkenin bilim gücünü önemsemeyen, onları malî yük olarak gören bir yönetimin aldığı bu kararlar bir önceki veri tabanlarının kullanılmaması için yapılan kara propagandayı da açıklıyordu bana. Veri tabanlarında toplanan veriler doğrulanmaya muhtaçtır, bu bilimsel bir gerçektir ancak bunları yok etmek, bu verilerin kullanılmasını engellemeye çalışmak bir ülkenin yönetiminin dünya bilimine yapabileceği büyük bir kötülüktür diye düşündüm.
Bugüne kadar bildiğim araştırma kaynaklarının ve veri tabanlarının birinin aklı ile bir anda yok edilebileceği gerçeği de tokat gibi vurdu yüzüme[5].
Bir başkasının yaptığı işi bilimsel araştırmalara tek destek olarak kabul etmek ise büyük hata imiş dedim kendi kendime. Çünkü bu haberler gündeme düştüğünde Avrupa Moleküler Biyoloji Laboratuvarı (EMBL) “ABD Başkanının aldığı kararların bizi etkilemeyeceğinden eminiz” diyerek ortaya çıktı. Evet etkilenmeyebilirlerdi çünkü onlar araştırıcılarını ve projelerini desteklemeye devam edeceklerdi. Peki ya bizim ülkemizin, en azından benim konum olan moleküler biyoloji alanında güçlü bir bilimsel alt yapısı var mı dedim kendi kendime. Yukarıda yazdığım gibi başkalarına güvenerek araştırma yapmanın ne kadar yanlış olduğunu düşündüm. Araştırmaları diğer ülke araştırıcıları ile paylaşmak ne kadar önemli ise bizim de kendimize ait dünyaya açık ama kendimizin ürettiği bilimsel veri bankalarımızın olması gerek artık dedim. Aslında vardı, başlamıştı yapılmaya biliyor musunuz? Bir araya toplanabilselerdi çok değerli olacaklardı. Sadece kolaya kaçtık ve başka ülkelerin ürettiği bilgi kaynaklarını kullanarak araştırmalarımızı yürüttük, kendimizinkileri geliştirmek zor geldi sanki. Bunu algıladığımda ise Mustafa Kemal Atatürk’ün yazının başlığında kullandığım sözü geldi aklıma “hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir”. Global dünyada bilim alanında olan bu olaylardan etkilenmemek için bu sözü daha sık tekrarlamak gerekir herhalde…
[1] https://www.nature.com/articles/d41586-025-00118-y
[2] https://www.precisionmedicineonline.com/research-funding/all-us-program-delete-genetic-ancestry-trait-health-info-participant-accounts
[3] https://www.nature.com/articles/d41586-025-00674-3
[4] https://www.nature.com/articles/d41586-025-00661-8
[5] https://www.nature.com/articles/d41586-025-00660-9